A MATERIAL in Turkish translation

[ə mə'tiəriəl]
[ə mə'tiəriəl]
bir malzeme
material
ingredient
supply
stuff
equipment
of gear's
bir materyal
material
maddesel
matter
substance
article
material
item
stuff
clause
amendment
ingredient
bir malzemeden
material
ingredient
supply
stuff
equipment
of gear's

Examples of using A material in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
From an engineering standpoint, a material cannot be used in industry if no economical production method for it has been developed.
Teknik bir açıdan bakıldığında, bir malzeme eğer hiç ekonomik üretim metodu geliştirilmemişse endüstride kullanılamaz.
Her daughters take on that job and they use a material that no wasp ever had.
İşi kızları üstlenir o ana dek hiçbir yaban arısının kullanmadığı bir madde kullanırlar.
it's really just a material phenomenon.
verdiğimiz bir ad sadece. Aslında maddesel bir olgu.
Paul discovered that there is a material on earth that could preserve a message for tens of millions of years.
Paul Dünyada bir mesajı on milyonlarca yıl koruyabilecek bir materyal olduğunu fark etti.
Suppose we have a material in its normal state, containing a constant internal magnetic field.
Diyelim ki içinde sabit bir manyetik alan taşıyan, normal halinde bir madde var.
So for example, we have had designers with no experience with electronics whatsoever start to play with littleBits as a material.
Örneğin, elektroniklerle hiç alakası olmayan tasarımcılar littleBitslerle bir malzeme gibi oynamaya başlıyorlar.
Very different materials may be coated or"buttered" with a material compatible with a particular filler metal, and then welded.
Çok farklı malzemeler olabilir kaplanmış veya'' tereyağlı'' ile uyumlu bir malzeme olan özel bir dolgu metali ve kaynak.
Maxwell made no special treatment of the vacuum, treating it as a material medium.
Maxwell, vakum ortamı için özel bir düzeltme yapmadı ve bu ortama bir madde ortamı gibi yaklaştı.
A plant molecule evolved that was both strong and flexible, a material that could support a lot of weight, yet bend in the wind without breaking.
Hem güçlü hem esnek bir bitki molekülü evrildi fazlaca yükü taşıyabilen ve aynı zamanda rüzgarda kırılmadan eğilebilen bir malzeme.
Statistical mechanics gives an explanation for the second law by postulating that a material is composed of atoms
İstatistiksel mekanikte ikinci yasa için verilen açıklamada; maddenin atom ve moleküllerden oluştuğunu ve bunların da sabit bir yörüngede
If a wave of a given frequency strikes a material with electrons having the same vibrational frequencies, then those electrons
Belirli bir frekansa sahip dalga elektronların aynı titreşim frekanslarına sahip bir malzemeye çarpar ise,
A material towards the bottom of the series, when touched to a material near the top of the series, will acquire a more negative charge.
Dizinin alt kısmındaki maddeler dizinin üst tarafındaki maddelere dokundurulduğu zaman daha fazla negatif yük kazanabilirler.
For example, adding water transforms cornstarch into a material commonly known as Oobleck while adding oil transforms cornstarch into an electrorheological(ER) fluid.
Örneğin, su eklendiğinde mısır nişastası yaygın olarak Oobleck olarak bilinen bir materyale dönüşür, yağ eklendiğinde ise Elektroreolojik akışkana dönüşür.
Historic Philadelphia City Hall: its plaza, I felt, needed a material for sculpture that was lighter than netting.
Tarihi Philedelphia Şehir Merkezi: Plazanın balık ağından daha hafif olan bir materyalden bir heykele ihtiyacı var diye hissettim.
In 1986, Karl Müller and Johannes Bednorz discovered the first high temperature superconductor, a material which was superconducting at temperatures as high as 50 kelvins.
Yılında Karl Müller ve Johannes Bednors ilk yüksek sıcaklık üstüniletkeni, 50 Kelvin kadar yüksek sıcaklıklarda üstünileten bir materyali keşfetti.
Will just spontaneously grab CO2. So what we wanted to do was show how a material like this.
Tuttuğunu göstermek istedik. Böyle bir malzemenin karbondioksidi kendiliğinden nasıl.
We find it highly advanced, prosperous in a material sense, comfortable for your people
Oldukça ileri bulduk, materyal açıdan refah,
If a material with a large bandgap of phonons then the carriers will carry more of the heat to the contact and it won't be lost in the lattice structure.
Eğer malzeme geniş bir bant boşluğuna sahipse taşıyıcılar daha fazla ısı taşıyacaktır ve örgü yapılarında kayıp olarak gözlenmeyeceklerdir.
If a ray of light is passed through a material and reflected back through it,
Eğer ışın hüzmesi materyalden geçerse ve tekrar içerisinden geri yansırsa,
The pyroelectric effect, by which a material generates an electric potential in response to a temperature change, was studied by Carl Linnaeus and Franz Aepinus in the mid-18th century.
Malzemenin sıcaklık değişimine karşı elektrik potansiyel oluşturması özelliği olan“ Pyroelektrik etki” 18. yy ortalarında Cark Linnaeus ve Franz Aepinus tarafından çalışılmıştır.
Results: 66, Time: 0.0442

Word-for-word translation

Top dictionary queries

English - Turkish