A MEDIUM in Turkish translation

[ə 'miːdiəm]
[ə 'miːdiəm]
orta
middle
central
medium
center
mid
secondary
centre
average
intermediate
moderate
medyum
psychic
medium
fortune-teller
clairvoyant
medyuma
psychic
medium
fortune-teller
clairvoyant
medium mu
boy
height
size
length
tall
stature
he's 6

Examples of using A medium in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
He would need a medium.
Bir medyuma ihtiyacımız var.
A wave needs a medium.
Dalga bir ortama ihtiyaç duyar.
Coli was grown for several generations in a medium containing NH4Cl with 15N.
Coli bakterisi 15N içeren bir ortamda birkaç nesil boyunca büyütülür.
A medium cappuccino, dry,
Bir orta kapuçino, sade,
I think we should call in a medium.
Bence bir medyum çağırmalıyız.
Electromagnetic waves do not require a medium.
Elektromanyetik dalgalar bir ortama ihtiyaç duymazlar.
And a tiny little baby bear. A big bear, a medium mommy bear.
Büyük bir ayı, orta boy anne ayı… ve minicik bebek ayı.
Is your aunt a medium?
Halan medyum mu?
A medium is of course… just the channel… through which the spirits manifest.
Tabii ki, bir medyum tam olarak ruhların ortaya çıkabilmesi için bir kanaldır.
What is that? is that a medium.
Şu ne? Orta pişmiş mi?
What is that? is that a medium.
Orta pişmiş mi? -Şu ne?
Mr. Russell?- A medium.
Bir medyum.- Bay Russell?
A medium.- Mr. Russell?
Bir medyum.- Bay Russell?
And a medium beverage… So that's one Whopper, one order of chicken strings.
Ve orta boy içecek… Bir Whopper, bir Chicken Strings.
A medium Coke, and your phone number? How about a meatball sandwich?
Bir köfteli sandviç… bir orta boy kola… ve telefon numaranı?
I'm a librarian and a medium.
Bir medyum ve kütüphaneciyim.
No. Like a medium? No.
Medyum gibi mi? Hayır, hayır.
What? I'm not a medium, Dani.
Ne? Ben bir medyum değilim, Dani.
What? I'm not a medium, Dani?
Ben bir medyum değilim, Dani. Ne?
But don't we need a medium to conduct our seance?
Ama seansımızı yürütmek için bir ortama ihtiyacımız yok mu?
Results: 187, Time: 0.0429

Word-for-word translation

Top dictionary queries

English - Turkish