A PAMPHLET in Turkish translation

[ə 'pæmflit]
[ə 'pæmflit]
bir broşür
brochure
a pamphlet
a flyer
a leaflet
a booklet
a flier
bir kitapçık
a book
scripture
bir risalem

Examples of using A pamphlet in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
If you don't want a pamphlet, here, have a pin, on me.
Eğer broşür istemiyorsan, işte benden bir rozet.
Anybody else want a pamphlet?
Broşür isteyen var mı?
Mm. Did you really give him a pamphlet on S.T.D. S?
Gerçekten ona S.T.D.S broşürü vermemeli miydim?
Would you like a Pamphlet?
Bröşür ister misiniz?
I will send you a pamphlet and an efficacy statement.
Size broşür ve çalışma sonuçlarını göndereyim.
She gave me a pamphlet on it.
Bana bir el ilanı verdi.
Please take a pamphlet, pass them along.
Lütfen broşürlerden alın ve insanlara da dağıtın.
I put a pamphlet in there for you.
Sizin için içine broşür koydum.
There's a pamphlet for the exhibit that Han Na Brown created.
Bende Han Na Brownın sorumlu olduğu bir serginin kitapçığı var.
Mary gave me a pamphlet about S.T.D. S.
Marry bana S.T.D.S hakkında broşür verdi.
Next, head down to the first floor Where you will locate a pamphlet about bullying.
Sonrasında, ilk kata gidecekler zorbalıkla ilgili broşürün olduğu yere.
With"Commissione Liceo Gioberti we made a pamphlet, with five questions.
Liceo Gioberti Komisyonu ile biz 5 soruluk bildiri hazirladik.
No, no, just a pamphlet.
Hayır, hayır, sadece broşür.
Pamphlet, pamphlet! Here you go, kids, take a pamphlet.
Broşür? İşte çocuklar bir broşür alın! Broşür?
That wasn't a book you gave me, it was a pamphlet!
Bana verdiğin kitap değil ki, resmen el ilanı.
A pamphlet on full-blown AI DS.
Tam gelişmiş bir AIDS broşürü.
Like a really short book, like a pamphlet.
Çok kısa bir kitap, broşür gibi.
The Florentine Marsilio Ficino has published a pamphlet attacking you in writing."Charles has shaken the world with a mere nod.
Floransalı Marsilio Ficino sana saldırdığı bir broşür yayınlamış. Şöyle yazmış:'' Charles kafasını sallamasıyla dünyayı salladı.
Also in 1846, a pamphlet written by Bates created widespread interest in the sabbath.
Yine 1846da, Batesin yazdığı bir kitapçık Sebte büyük bir ilginin doğmasına neden oldu.
He gave me a lecture and a pamphlet, but that don't mean… I saw him.
Bana bir öğüt ve bir broşür verdi ama bu demek değil ki… Onu gördüm.
Results: 62, Time: 0.1243

Word-for-word translation

Top dictionary queries

English - Turkish