A PARENT in Turkish translation

[ə 'peərənt]
[ə 'peərənt]
ebeveyn
parent
baba
dad
father
daddy
papa
pop
pa
anne
mom
mother
mama
mum
mommy
mummy
momma
mamma
mam
ailesini
family
parent
bir veli
parent-teacher
a parent
guardian
protector
PTA
or
friend
ebeveyni
parent
ailesi
family
parent
aile
family
parent
babası
dad
father
daddy
papa
pop
pa
aileni
family
parent
annesini
mom
mother
mama
mum
mommy
mummy
momma
mamma
mam
babasını
dad
father
daddy
papa
pop
pa

Examples of using A parent in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Please tell me you know him and he's a parent.
Lütfen bana O nu tanıdığını ve bir veli olduğunu.
Sometimes a parent can do everything right and still the kid ends up troubled.
Bazen ebeveynler her şeyi doğru yaptıkları halde çocukları başını belaya sokar.
Normally when a parent dies, the other parent tends to overcompensate.
Normalde ebeveynlerden biri ölürse diğeri acısını.
A parent, a teacher, a big guy named Moose?
Ailesi, öğretmenin ya adı Moose olan büyük adamla?
Depriving a parent of her custodial rights because of an illness is blatant discrimination.
Ebeveyni bir hastalık nedeniyle velayet haklarından mahrum bırakmak… düpedüz ayrımcılıktır.
My darling, do me one favor when you become a parent.
Canım, anne olduğunda lütfen bana bir iyilik yap.
Every mother that's lost a child, every child that's lost a parent.
Evladını yitirmiş her anayı ailesini yitirmiş her çocuğu.
A parent who does not protect his son is not a parent.
Evladını koruyamayan bir baba, baba değildir.
I hope you're not gonna lecture me on the responsibilities of being a parent.
Umarım aile olmanın sorumlulukları üzerine bana nutuk çekmeyeceksin.
A parent makes the rules to help.
Ebeveynler kuralları yardım için kullanırlar.
No. I know you don't think much of me as a parent.
Beni onun ebeveyni gibi görmediğinizi biliyorum. Hayır.
And wants to kill you? What if a parent calls All right?
Peki. Ya ebeveynlerden biri arayıp da seni öldürmek isterse?
Providing for someone and being a parent are two different things.
İhtiyaçlarını sağlamakla ailesi olmak farklı şeyler.
Don't you ever become a parent.
Sakın anne olma.
Think of everyone who will lose a child or a parent if this attack happens.
Çocuğunu kaybedecek herkesi düşün yada ailesini eğer bu saldırı gerçekleşirse.
That's great!- There's a scary thought… Paul being a parent.
Korkunç bir fikir, Paul baba olacak.- Harika.
A parent died getting it out of the CIA for the kidnapper.
Çocuklardan birinin babası, bu görüntüyü CIAdan alıp suçlulara ulaştırırken öldü.
I'm not cut out to be a parent.
Ben aile olmak için biçilmiş kaftan değilim.
Yeah, come on, this is what a parent does.
Evet, ebeveynler böyle yapar.
What if a parent calls and wants to kill you? All right.
Ya ebeveynlerden biri arayıp da seni öldürmek isterse?- Peki.
Results: 894, Time: 0.0476

Word-for-word translation

Top dictionary queries

English - Turkish