A SAVIOR in Turkish translation

bir kurtarıcı
savior
saviour
a liberator
a rescuer
redeemer
is the messiah
kurtarıcı
savior
saviour
liberator
deliverer
redeemer
to the rescue
saving
rescuer
redemptive
go-to
bir kurtarıcıya
a savior
bir kurtarıcı için
bir kurtarıcının

Examples of using A savior in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
You will live, and you will no longer be a Savior.
Yaşayacaksın ama artık Kurtarıcı olmayacaksın.
People say I'm a savior. We must go!
Gitmeliyiz. İnsanlar benim kurtarıcı olduğumu söylüyor!
But you… you have a savior complex. And that's healthy.
Bu bir yere kadar sağlıklı bir şey ama senin kurtarıcı kompleksin var.
We spend our lives searching for a savior. He's coming.
Geliyor. Hayatlarımızı bir… kurtarıcı arayarak geçirdik.
Searching for a savior. We spend our lives He's coming.
Geliyor. Hayatlarımızı bir… kurtarıcı arayarak geçirdik.
We spend our lives He's coming. searching for a savior.
Geliyor. Hayatlarımızı bir… kurtarıcı arayarak geçirdik.
He's coming. searching for a savior. We spend our lives.
Geliyor. Hayatlarımızı bir… kurtarıcı arayarak geçirdik.
She said we were going to face a problem only a savior can handle.
Sadece Kurtarıcının başa çıkabileceği bir sorunla karşılaşacağımızı söyledi.
I always believed that Friend was a savior.
Arkadaşın kurtarıcımız olduğuna inanmıştım hep.
We have even gotten to… to God's promise to send a savior to protect us.
Daha Tanrının bizi koruması için göndereceği mesih vaadine bile gelmedik.
Dr. Kim was dad's therapist, and a savior these past few years.
Kaybın için üzgünüm. Dr. Kim babanın terapisti ve son birkaç yılın kurtarıcısıydı.
A nightmare for some. For others, a savior.
Kâbustur bazıları için, bazıları için kurtarıcıdır.
The city thought of Mr. Adams as a savior.
Şehir Bay Adamsı kahraman olarak görüyormuş.
And I need a Savior. I am a sinner.
Ben günahkarım. Kurtarıcıya ihtiyacım var.
God has sent us a savior.
Rabbimiz bize kurtarıcımızı gönderdi.
To God's promise to send a savior to protect us. We have even gotten to.
Daha Tanrının bizi koruması için göndereceği mesih vaadine bile gelmedik.
Sullivan is not a savior of humanity.
Sullivan insanlığın kurtarıcısı değil.
not finding a protector or a savior.
ne bir dost bulurlar, ne bir yardımcı.
He was a killer… not a savior.
Katildi, kahraman değil.
And as long as there's a savior, The Author can't give the villains what they really want.
Ve bir kurtarıcı olduğu sürece Yazar kötülere istedikleri şeyi veremez.
Results: 106, Time: 0.0585

Word-for-word translation

Top dictionary queries

English - Turkish