A WALKER in Turkish translation

[ə 'wɔːkər]
[ə 'wɔːkər]
bir aylak
walker
a hobo
's a bum
's a loafer
drifter
bir walker
walker
yürüyenin
walker
yürütece
walker

Examples of using A walker in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
You will be a Walker.
Bir Yaya olacaksın.
Welcome to being a walker.
Walker olmaya hoş geldin.
Looked down at the map and hit a walker.
Haritaya bakarken zombiye çarptım.
A man of the Night's Watch used one of these daggers to kill a walker.
Gece Nöbetinden bir adam, bununla ak gezen öldürdü.
Do you think a cane would be better or a walker?
Sence baston mu daha iyi olur yoksa yürütgeç mi?
I mean, the man has a walker.
Yani, adamın bir yürüteç var.
A man of the Night's Watch used one of these daggers to kill a walker.
Bir Gece Nöbetçisi bu hançerlerden birini kullanarak… bir Ak Gezen öldürdü.
Not dragging like a walker. but those prints look recent
Ama bu ayak izleri yeni ve temiz görünüyor, bir aylak gbi sürüklenen birisinin izleri
I'm not as good a tracker as Daryl, but those prints look recent and clean, not dragging like a walker.
Bir aylak gbi sürüklenen birisinin izleri değil. ama bu ayak izleri yeni ve temiz görünüyor, Daryl kadar iyi bir iz sürücü değilim.
My wife uses a walker, and, uh, we would like to park here if we can.
Karım yürüteç kullanıyor ve eğer mümkünse buraya park etmek istiyoruz.
Lizzie(Brighton Sharbino) finds Glenn as the intubated man reanimates as a walker, and calls out for Hershel.
Lizzie Samuels( Brighton Sharbino) Glenni bulduğunda entübasyon uygulanmış adam bir aylak olarak yeniden canlanır ve Lizzie, Hersheli çağırır.
weight on that arm, which means that any hope of using a walker for support.
Destek almak için yürüteç kullanma olasılığı ortadan kalkmış oldu.
And I quote--"a walker tried to end them. Kids online said they were studying when.
İnternetten birkaç çocuk ders çalışırken… alıntılıyorum'' Yürüyenin onları öldürmeye çalıştığını'' yazmış.
Kids online said they were studying when-- and I quote--"a walker tried to end them.
İnternetten birkaç çocuk ders çalışırken… alıntılıyorum'' Yürüyenin onları öldürmeye çalıştığını'' yazmış.
You got a walker. Now you have a handbrake on the walker
Yürütecin var. Ve işler çığırından çıkarsa diye
Luck was on our side, but next time there might not be a walker to kick over so.
Şans bizden yanaydı. Ama bir daha sefere yürüteçli biri olmazsa bir tekme yiyebilir.
on the walker in case things get out of control. You got a walker.
işler çığırından çıkarsa diye de yürüteçte el frenin var.
a bitter Tyreese intentionally lets a walker overtake him and pin him to the ground, before being saved by Daryl and Bob.
Tyreese, kasti olarak aylağın kendisine saldırmasına ve onu yere düşürmesine izin verir fakat Daryl ve Bob onu kurtarır.
She's really starting to look like a Walker more and more every day,- isn't she?
Her geçen gün Walkerlara daha çok benzemeye başlıyor, değil mi?
Back in school but… looks like you're still doing coke. I'm sorry, I did know a Walker baylor.
Kusura bakmayın, okulda Walker Baylor diye birini tanıyordum ama… Hâlâ kokain kullanıyorsun galiba.
Results: 72, Time: 0.0463

Word-for-word translation

Top dictionary queries

English - Turkish