A WIN-WIN in Turkish translation

kazan-kazan
win-win
nguyen-nguyen
bir kazan-kazan
's a win-win
kazançlı
gain
profit
win
of acquisition
earnings
yield
earning
income
benefits
proceeds
kazan kazan

Examples of using A win-win in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
And with Amanda's connection to Jack Porter, it's a win-win for your campaign.
Amandanın Jack Porterla olan bağlantısıyla kampanyan için de kazançlı olacak.
Now it's a win-win.
Şimdi ikimiz için de kazançlı bir durum oldu.
It's a win-win for everyone.
Herkes için kârlı olacak.
And that's what us girlfriends call a win-win.
Kız arkadaşlar bu duruma iki taraflı kazanma der.
So that's a win-win.
İşte bu kazan-kazandır.
The big boys are gonna need the computer a little longer, but maybe we can make this a win-win for you.
Büyük çocuklar, biraz daha bilgisayara ihtiyacınız yapacaksın ama belki de bu sizin için bir kazan-kazan yapabilirsiniz.
Which I'm sure you thought was a win-win situation, put a good word in for his son,
Bunun bir kazan-kazan durumu olduğunu düşündün. Oğlu için bir tavsiye mektubu yaz
However, I think there may be a win-win solution here where both parties can win this debate,
Yine de, her iki tarafın da bu tartışmayı kazanabileceği bir kazan-kazan çözümü olabilir diye düşünüyorum, ve bu da, karbonun zirveye çıktığı
but"either way, it is a win-win for the AKP.
bunun AKP için kazan-kazan durumu olduğunu'' söylüyor.
It's a win-win.
Bu bir kazan-kazan.
It's a win-win.
Tam kazan-kazan.
That's a win-win.
Bence bu bir kazan-kazan durumu.
It's a win-win.
Kazan-kazan durumu.
It's a win-win.
Bu bir kazan-kazan sistemi.
It's a win-win.
Bu bir kazan-kazan durumu.
It's a win-win.
Kazan-kazan işte.
It's a win-win.
Çiffte kazanç durumu.
It's a win-win.
It's a win-win.
Tam bir kazan-kazan durumu.
It's a win-win.
Kazan-kazan durumu yani.
Results: 375, Time: 0.0512

Word-for-word translation

Top dictionary queries

English - Turkish