WIN-WIN in Turkish translation

kazan-kazan
win-win
nguyen-nguyen
bir kazan-kazan
's a win-win
kazançlı
gain
profit
win
of acquisition
earnings
yield
earning
income
benefits
proceeds
çift taraflı kazanç
kazan kazan mıydı
herkesin kazanacağı
kazan-kazan durumu

Examples of using Win-win in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Can I ask you something? Win-win.
Sana birşey sorabilirmiyim?- Kazan-kazan.
Win-win. Dude… 28 steps up from the parking lot.
Dostum… Park alanından 28 adım uzakta. Kazan-kazan.
Win-win. No risk.
Risksiz.{ \an2} Kazan-kazan.
No risk. Win-win.
Risksiz.{ \an2} Kazan-kazan.
Win-win. We just hit that button and… Bam!
Butona basıyoruz ve bam, Kazan-kazan.
I think. Win-win.
sanırım. Kazan-kazan.
This is what we in sales call"a win-win scenario.
Buna, satışta, kazan-kazan senaryosu diyoruz.
By uting these two women into a single cause of action, It's a win-win.
Bu kadınları tek bir… dava sebebinde birleştirmek çifte kazanç olacak.
That's what I would call a win-win situation.
Herkes için kazançlı bir durum diye buna derim ben.
It's a win-win deal.
Kaybedenin olmadığı bir anlaşma.
Win-win. And you know what?
Herkes kazanacak ve ne var biliyor musunuz?
This is not win-win.
Bu bir galibiyet değil.
So win-win.
Yani herkes karlı.
Think about it! It's a win-win!
Herkes kazanır. Bir düşün!
Win-win for you, wasn't it, Boyd?
Her türlü kazandın, değil mi Boyd?
Mother, this sounds like a win-win.
Anne, bu bir kazan-kazan durumu gibi.
Yes.- Win-win?
Herkes kazanır! -Evet?
Win-win. I'm sorry, Crickett.
İkimiz de kazanırız. Üzgünüm Crickett.
So win-win!
Yani herkes kazandı.
Win-win." Good news.
Kazanmak mı?- Haberler iyi.
Results: 83, Time: 0.0608

Top dictionary queries

English - Turkish