A WINTER in Turkish translation

[ə 'wintər]
[ə 'wintər]
kış
winter
shoo
kışın
in winter
in the wintertime
kışlık
winter
shoo
kışı
winter
shoo
kıştan
winter
shoo
bir kışla

Examples of using A winter in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Like a winter in Buffalo.
Buffalodaki kışlar gibi.
What a winter, my dear!
Amma kıştı, canım!
W-we were making a winter wonderland for the kids.
Çocuklar için bir kışlık harikalar diyarı yapmaya çalışıyorduk.
A winter coat.
Bir kışlık palto.
A winter place in Miami.
Miamide bir kışlık eviniz var.
Well, you should have a winter gear bag.
Bagajda bir kışlık giysi çantası bulundursan iyi olur.
In that truck. Well, you should have a winter gear bag.
Bagajda bir kışlık giysi çantası bulundursan iyi olur.
It's not a Winter thing.
Bu Winter olayı değil.
I don't think I have ever approached a winter like I have this year.
Bu seneki gibi bir kışı göreceğimi hiç düşünmezdim.
My bees need to survive a winter longer than half a year.
Arılarım hayatta kalmak için yarım yıldan daha uzun bir kışa ihtiyaç duyarlar.
He's such a winter.
Daha çok kış gibisin.
A winter cap, yes.- A winter cap?
Bir kış başlığı mı? Bir kış başlığı, evet?
I would like a winter funeral… especially with this climate.
Özellikle böyle bir havada. Cenazemin kışın olmasını isterdim.
A winter storm warning has been issued for the Hawaiian Islands… with northwest winds currently reaching 60 miles an hour.
Hawaii adalarında kış fırtınası alarmı verildi Şu an için rüzgar hızı kuzeybatıdan saatte 97 km. ye kadar ulaşıyor.
To survive a winter in these mountains takes tenacity, and bobcats have that in abundance.
Kışın bu dağlarda hayatta kalmak azim gerektirir. Vaşaklarda da bundan bol bol vardır.
A crowd flowed over London Bridge, so many, Under the brown fog of a winter dawn, I had not thought death had undone so many.
Kış şafağının kahverengi sisinin altında… Londra Köprüsünden bir kalabalık aktı… çok fazla.
It comes as cold and bracing as a winter breeze off the Hudson… until it sinks into your bones… leaving you with a chill you can't shake.
Hudson nehrinin kış rüzgarları gibi soğuk, sizi sarar… ta ki kemiklerinize işleyene dek… üşümesi bir türlü geçmez.
How bad a winter can be. Born in the spring, he has yet to experience.
Baharda doğmuş olduğu için henüz kötü bir kışla nasıl başedebileği hakkında tecrübesi yok.
The slopes of the Rockies, bleak though they are, provide a winter refuge for some animals.
Rockie Dağlarının yamaçları ne kadar çıplak da olsa, kışın bazı hayvanlar için sığınak görevi görür.
For Scar and the herd, their summer playground has become a winter killing field.
Scar ve sürü içinse yazın eğlence alanı artık, kışın ölüm alanı haline gelmiş durumda.
Results: 208, Time: 0.0383

Word-for-word translation

Top dictionary queries

English - Turkish