ADVERTISED in Turkish translation

['ædvətaizd]
['ædvətaizd]
reklam
advertising
ad
commercial
publicity
ilan
announce
declared
ad
lanse
launched
advertised
introduce
portrayed
touted
tanıtıldığı
to know
to meet
to recognize
recognise
to identify
acquaintance
reklamını
advertising
ad
commercial
publicity
reklamı
advertising
ad
commercial
publicity
reklamlardaki
advertising
ad
commercial
publicity

Examples of using Advertised in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Turns out she's better than advertised. Yeah.
Evet. Reklamından daha iyi iş çıkarır.
It was advertised.
İlan edildi.
And I was checking it out, when I saw your group advertised.
Zaten onu ararken sizin grup reklamınızı gördüm.
Talk i advertised.
Konuş. Ben reklamda.
You were the one who trained the blind men I advertised in the papers using your name.
Kör adamları eğiten sensin. Gazete reklamında senin adını kullandım.
When I buy something, I expect it to be as advertised.
Bir şeyi satın aldığımda reklamındaki gibi olmasını beklerim.
I have seen these advertised on TV.
Bunları televizyon reklamlarında görmüştüm.
Oh! Oh! I have seen these advertised on TV.
Oh! Oh, evet, evet! Bunları televizyon reklamlarında görmüştüm.
The last time you used the coupler, it didn't exactly work as advertised.
Bağlama kolunu son kullandığınızda reklamındaki gibi çalışmadığını gördük.
The thousand-dollar socket wrench works as advertised.
Bin dolarlık soket anahtarı reklamdaki gibi çalışıyor.
Mitch Morgan, as advertised.
Tanıtıldığı üzere, Mitch Morgan.
A solid hatch cover, as advertised.
Belirtildiği gibi kapaklı bir ambar ağzı.
We have done everything… hired detectives, advertised in the newspapers, bought time on the radio.
Dedektif kiraladık, gazetelere ilan verdik, radyoda duyurduk.
So as advertised, this is our sauna.
Reklamını yaptığımız gibi, bu bizim saunamız.
Solid as advertised.
Söylendiği gibi sağlam.
As beautiful as advertised.- Hi.
Merhaba. Söylendiği kadar güzelmiş.
As advertised.
Söylendiği gibi.
And if it worked as advertised, it would be wonderful.
Anlıyorum! Ve söylendiği gibi çalışırsa, harika olacaktır.
I get it! And if it worked as advertised, it would be wonderful.
Anlıyorum! Ve söylendiği gibi çalışırsa, harika olacaktır.
Exactly as advertised.
Tam söylendiği gibi.
Results: 94, Time: 0.0686

Top dictionary queries

English - Turkish