ALL-TIME in Turkish translation

en
most
ever
is
best
one
top
least
seviyede
level
tier
shap
to sevi
zamanların
time
when
then
whenever
well
always
long
anytime
ever
once
all-time
seviyesine
level
tier
shap
to sevi
tüm zamanların en iyi

Examples of using All-time in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Your clearance rate for 2014 is on pace for an all-time low?
Yılının temizleme oranı tüm zamanlara göre düşük mü?
Maybe all-Time movie.
Belki de bütün filmler içerisinde.
This movie is one of my all-time favorites.
Bu film tüm zaman favorilerimden biridir.
And one with my all-time favorite, anchovies.
Diğerinde tüm zamanlarımın favorisi ançuez olacak.
Seriously, on the all-time weird shit scale, that is way up there.
Cidden, tüm zamanların gariplik sıralamasında bu zirveye oturdu.
Only our all-time most popular donor, number 106.
Tüm zamanlarımızın en popüler donörü, 106 numara.
All-time leading NFL kick returner.
NFLin en iyi kick returnerı.
One of my all-time favorites.
Zamanının en gözde kadınlarından birisidir.
The all-time scare record. I hear somebody's close to breaking.
Duyduğuma göre birileri tüm zamanların korkutma rekorunu kırmak üzereymiş.
Randall Boggs has just broken the all-time scare record!
Randall Boggs biraz önce tüm zamanların korkutma rekorunu kırdı!
And he wrote the best songs. But my all-time favorite is.
Hatta uçabiliyordu! En güzel şarkıları yazdı ama benim en sevdiğim.
Nd all-time on the receivers list.
En iyi tutucular listesinde sürekli 22.
I just broke the all-time record for hours logged on to Universe of War Craft.
Dört saat içinde War Craft Evreninin tüm rekorlarını kırdım.
Two hundred cities and towns in the west set all-time records.
Batıda, 200 şehir ve kasaba tüm zamanların rekorunu egale ettiler.
All-time favorite!
Ama en iyisiydi.
The movie"Pretty Woman" is one of the all-time classics.
Pretty Woman'' filmi tüm zamanların klasiklerinden biridir.
The coupe, an all-time classic.
Spor, her daim klasiktir.
The all-time scare record. I hear somebody's close to breaking.
Kırmak üzere olduğunu duydum. Birinin tüm zamanların korku rekorunu.
Okay, that is definitely in my top five sexiest all-time rooftop swordfights.
Tamam, bu kesinlikle benim ilk beşimde en seksi tüm zamanların çatı kılıç dövüşleri.
Sexiest all-time rooftop swordfights. Okay, that is definitely in my top five.
Tamam, bu kesinlikle benim ilk beşimde en seksi tüm zamanların çatı kılıç dövüşleri.
Results: 137, Time: 0.0555

Top dictionary queries

English - Turkish