ANYONE in Turkish translation

['eniwʌn]
['eniwʌn]
biri
someone
somebody
anyone
herkes
everyone
everybody
anyone
kimse
no one
nobody ever
not
no-one's
nobody else
kimseye
no one
nobody ever
not
no-one's
nobody else
kimseyi
no one
nobody ever
not
no-one's
nobody else
kimsenin
no one
nobody ever
not
no-one's
nobody else
birini
someone
somebody
anyone
birisi
someone
somebody
anyone
birinin
someone
somebody
anyone
herkesten
everyone
everybody
anyone
herkesi
everyone
everybody
anyone
herkesin
everyone
everybody
anyone

Examples of using Anyone in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
No, I'm always hostile when you do not like anyone.
Hayır, birinden hoşlanmadığımda hep böyle aksiyimdir.
You said that Patrick wasn't spending time with anyone new.
Patrickin yeni birileriyle vakit geçirmediğini söylemiştiniz.
You see Adam leave the club with anyone last night?
Adamı dün gece kulüpten birileriyle çıkarken gördün mü?
Is there anyone here, John?
Burada kimsen var mı, John?
Is there anyone else?
Başka kimsen var mı?
Amongst others.- Well, you don't have anyone.
Senin kimsen yok ama.- Diğerleriyle birlikte.
You got anyone, Jaye?
Kimsen var mı Jaye?
You got anyone at home?
Evde kimsen var mı?
I couldn't persuade her to see anyone. I'm sorry.
Onu birileriyle görüşmeye ikna edemedim. Üzgünüm.
We are not here to join hands with anyone, Uppalasoma!
Biz buraya birileriyle işbirliği yapmaya gelmedik, Uppalasoma!
Was there a place where you would meet?- He didn't have anyone.
Kimsesi yoktu. Beraber buluştuğunuz bir yer var mıydı?
Since when does anyone in Brazil have the authority to judge my character?
Brezilyada ne zamandan beri birilerinin benim karakterimi yargılama yetkisi var?
Did you meet anyone on the plane? Oh, God?
Tanrım. Uçakta birisiyle tanıştın mı?
Oh, God.- Did you meet anyone on the plane?
Tanrım. Uçakta birisiyle tanıştın mı?
Oh, God.- Did you meet anyone on the plane?
Uçakta birisiyle tanıştın mı?- Tanrım?
Ibra doesn't have anyone there! A reunification? Again?
İbonun orada kimsesi yok. Yine mi sınır dışı?
She doesn't have anyone here.
Burada kimsesi yok.
They don't have anyone except me. Small kids.
Onların benden başka kimsesi yok Küçük çocuklarım.
Wanted to get a second opinion before I told anyone.- No.
Hayır. Birilerine bahsetmeden önce ikinci bir fikir almak istedim.
Do you really think I could help anyone with a gun?
Cidden elimde silahla birilerine yardım edebileceğimi mi sanıyorsun?
Results: 40333, Time: 0.0519

Top dictionary queries

English - Turkish