ARE CREATED in Turkish translation

[ɑːr kriː'eitid]
[ɑːr kriː'eitid]
yaratılmıştır
work
to be useful
yarattı
to create
to make
the creation
building
invent
generating
oluşur
consists of
occurs
is made up
form
is composed of
comprises
creates
üretildiğini
breeding
reproduction
to reproduce
procreation
yaratıldığı
work
to be useful
yaratılmışlardır
work
to be useful
yaratıldı
work
to be useful
yaratmış
to create
to make
the creation
building
invent
generating

Examples of using Are created in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
All men are created equal and endowed with certain inalienable rights!
Tüm erkekler eşit yaratılır Ve vazgeçilmez bazı haklara sahip!
Every year, millions are created, but where do they go?
Her yıl, milyonlarcası yaratılıyor, ama nereye gidiyorlar?
For not all men are created equal.
Çünkü hiçbir insan eşit yaratılmadı. hiçbir şeyi olmayacak ve çoğunluğun.
Listen to this."One must wonder how these monsters are created.
Birilerinin canavarların nasıl yaratıldığını merak etmesi gerek. Şunu dinle.
Them"? They're created in pairs?
Hep çift yaratılırlar.'' Onlar'' mı?
If you believe all are created equal, come to Selma.
Hepimizin eşit yaratıldığına inanıyorsanız Selmaya gelip… bize katılın.
All humans are created equal.
Bütün insanlar eşit yaratılırlar.
all citizens are created equal.
tüm vatandaşlar eşit yaratılır.
From this entropy pool random numbers are created.
Bu entropy havuzundan rastgele sayılar yaratılır.
Until minute, little collections of matter are created.
Bir dakika içinde, maddenin küçük yığınları yaratılıyor.
Now remember that we are created by our environment.
Bizi, çevremizin yarattığını hatırla.
These are incandescent regions of the electrode surface that are created by a localized high current.
Bunlar, yeri belirlenmiş yüksek akımlar tarafından yaratılan elektrot yüzeyinin akkor bölgeleridir.
He said that all men are created equal.
Bütün erkeklerin eşit yaratıldığını söylemiş.
pairs of quarks and antiquarks are created.
antikuark çiftleri üretilir.
They are created by the need we have for them.
Onları, bizim onlara duyduğumuz ihtiyaç yaratıyor.
I'm just saying not all suspects are created equal.
Sadece her şüpheli eşit yaratılmamıştır diyorum.
New worlds are created on a literally astronomical scale.
Tam anlamıyla astronomik ölçekte yeni dünyalar yaratılıyor.
Tom believes that all men are created equal.
Tom tüm insanların eşit yaratıldığına inanıyor.
But we're created in the Lord's image.
Ama onu Tanrının suretinde biz yarattık.
And those they call upon, apart from God, created nothing, and themselves are created.
Allah dışında yakardıklarınız hiçbir şey yaratamazlar; onların kendileri yaratılmaktadır.
Results: 202, Time: 0.054

Word-for-word translation

Top dictionary queries

English - Turkish