ARE JUMPING in Turkish translation

[ɑːr 'dʒʌmpiŋ]
[ɑːr 'dʒʌmpiŋ]
zıplıyorlardı
jump
bouncing
atlıyor
jump
skip
is bypass
out
leap
get
off in
to miss
dive
to hop
zıplıyordu
jump
bouncing
atlıyorsun
jump
skip
is bypass
out
leap
get
off in
to miss
dive
to hop
zıplıyor
jump
bouncing
kaynıyor değil

Examples of using Are jumping in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
The needles are jumping. Relax.
Rahat ol. İğneler zıplıyor.
They're jumping mice, Mom,
Onlar zıpzıp fareler anne
They're jumping mice, Mom,
Onlar zıplayan fareler, anne,
What are Jumping Jacks again? Crazy Ball.
Yine Jumping Jacks nedir? Çılgın Top.
My hormones are jumping.
Hormonlarım deliriyor.
And while you're jumping from one foot to the next, what is he doing?
Sen bu kuralların birinden ötekine atlarken o ne?
December 13th you, me and some suitcases, are jumping on board an airplane.
Aralıkta, sen, ben ve birkaç valiz, bir uçağa atlayacağız.
people are jumping.
insanlar denize atlayacaktır.
Which each weigh 350 kilograms, are jumping up and down. The control rod and fuel channel caps.
Her biri 350 kilogram olan kontrol çubuğu ve yakıt kanalı kapakları… bir yukarı bir aşağı zıplıyorlardı.
Which each weigh 350kg, are jumping up and down. The control rod and fuel channel caps.
Yukarı-aşağı zıplıyordu. Her biri 350 kilogram ağırlığındaki kontrol çubuğu ve yakıt kanalı kapakları.
Okay, I think you're jumping to conclusions, writer boy because first of all, it's gotta get made.
Tamam. Sanırım, sen direk sonuçlara atlıyorsun, yazar çocuk. Çünkü öncelikle bunun yapılması gerekiyor.
and all these kids are jumping for charity.
bağış toplamak için sıçrıyorlar.
a couple of suitcases are jumping on board of an aeroplane.
birkaç valiz, bir uçağa atlayacağız.
Fish are jumping.
Balıklar zıplar durur.
We're jumping here.
Buraya zıplıyoruz.
You're jumping ahead.
İleri atlıyorsun.
They're jumping early.
Erken sıçrıyorlar.
And we're jumping.
Ve zıplıyoruz.
Imagine you're jumping.
Atladığını hayal et.
You're jumping ahead.
İleri atlıyorsun. Şimdi.
Results: 10854, Time: 0.0454

Word-for-word translation

Top dictionary queries

English - Turkish