BAGEL in Turkish translation

simit
bagel
pretzel
bagel
çörek
muffin
bun
buns
cupcake
pie
cake
cookie
danish
beignets
doughnuts
bir bagel
bagel
poğaça
pastry
muffins
pancakes
roll
bagels
doughnuts
buns
simidi
bagel
pretzel
simidimi
bagel
pretzel
çörekçi
muffin
bun
buns
cupcake
pie
cake
cookie
danish
beignets
doughnuts
simidini
bagel
pretzel
çöreğimi
muffin
bun
buns
cupcake
pie
cake
cookie
danish
beignets
doughnuts

Examples of using Bagel in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
I want to say bagel, but I think that was yesterday.
Çörek diyeceğim ama, o dündü galiba.
And there's a very good bagel place down the street.
Sokağın aşağısında da çok güzel bir bagel dükkânı var.
What a coincidence. I'm eating a bagel right now.
Tesadüfe bak. Şu anda'' bagel'' yiyordum.
You are not getting my bagel.
Simidimi falan almayacaksın.
Why would I want your bagel?
Simidini niye alayım ki?
The bagel guy knows everything.
Çörekçi Çocuk her şeyi bilir.
What? You say"bagel" wrong.
Ne? Simidi yanlış söylüyorsun.
Is this about that bagel business yesterday? Wait?
Bekle, bunun dünkü çörek meselesiyle mi ilgili?
Take a walk. Get a bagel.
Git biraz yürü; bir bagel al.
He only brought home a bagel for himself. So, I just talked to my dad.
Eve sadece kendine yetecek kadar bagel getirmiş. Babamla konuştum.
Get your bagel and go to work.
Simidini al ve doğruca işinin başına git.
Hey, bagel guy.
Hey Çörekçi Çocuk.
Those things won't even cut my bagel.
Bunlar benim çöreğimi bile kesmez.
You say"bagel" wrong. What?
Ne? Simidi yanlış söylüyorsun?
And Rachel has been really incredible in getting my morning bagel for me.
Rachel da sabahları simidimi alma konusunda mükemmeldi.
I don't have time to make you no onion bagel.
Sana soğanlı çörek yapacak zamanım yok.
A cinnamon raisin bagel with a little cream cheese.
Ufak bir krem peynirin yanında tarçınlı üzümlü bir bagel.
Those things won't even cut my bagel. I know it.
Bunlar benim çöreğimi bile kesmez. Biliyorum artık.
A bagel trying to kill a lavash, once again.
Bir Yahudi simidi bir lavaşı bir kez daha öldürmek istiyor.
And Rachel has been really incredible at getting my morning bagel.
Rachel da sabahları simidimi alma konusunda mükemmeldi.
Results: 474, Time: 0.0611

Top dictionary queries

English - Turkish