BALLROOM DANCING in Turkish translation

['bɔːlruːm 'dɑːnsiŋ]
['bɔːlruːm 'dɑːnsiŋ]
balo dansı
ballroom dancing
balo dans
ballroom dancing
salon dansına

Examples of using Ballroom dancing in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
You wanna leave that ballroom dancing', you know, Steves.
Bu salon danslarını bırakmalısın, Stevie.
Ballroom dancing.
Salon danslarını severdi.
Watching ballroom dancing?
Salon dansını izleyerek mi?
We have tap dancing… and ballroom dancing and aesthetic dancing..
Step dansı, salon dansları ve estetik dansımız var.
Ballroom dancing.
Balo dansında.
It's a Tuesday night on a Fiesta cruise! Ballroom dancing is not a life choice!
Balon dansı bir hayat seçimi değildir… karılarla bir Salı gecesidir!
Ballroom dancing is a wonderfully sexist thing.
Salon danslarında cinsiyet ayırımı vardır.
Ballroom dancing is not a life choice… it's a Tuesday night on a Fiesta cruise!
Balon dansı bir hayat seçimi değildir karılarla bir Salı gecesidir!
I will bet your mom made you take ballroom dancing.
Bahse girerim annen seni salon dansları kursuna göndermiştir.
We're going to get cheek to cheek, and I don't mean ballroom dancing.
Yanak yanağa yapacağız bunu ve balo dansını kastetmiyorum.
Ballroom dancing in the morning, followed by a gin rummy tournament and bumming in the showers.
Sabahları dans salonunda dans sonrasında cin turnuvası ve duşta aylaklık falan.
Do you know any ballroom dancing?
Eğer herhangi bir balo dansı biliyor musunuz?
Would you join me for some ballroom dancing?
Bir balo dansı için bana katılır mısın?
Ballroom dancing, bridal photo shoot.
Balo salonu dansı, gelin fotoğraf çekimi.
A three-time state ballroom dancing champion.
Üç kez devlet balo salonu dans şampiyonu.
Ballroom dancing?
Balo dansı mı?
Do you know ballroom dancing?
Salon dansı yapabilir misin?
Camille says it's a lot of fun.- Ballroom dancing?
Salon dansı mı? Camile çok eğlenceli olduğunu söyledi?
Ballroom dancing?
Salon dansı mı?
Last Christmas, they were taking ballroom dancing classes together.
Geçen Noel, Birlikte balo dersleri aldılar.
Results: 83, Time: 0.0439

Word-for-word translation

Top dictionary queries

English - Turkish