BANNERS in Turkish translation

['bænəz]
['bænəz]
pankartları
banner
sign
sancakları
starboard
sandzak
banner
flag
hamman
standard
flagship
bayraklar
flag
relay
banner
bunting
afişleri
poster
banner
flyers
sign
placard
marquee
sancaklarını
starboard
sandzak
banner
flag
hamman
standard
flagship
pankartlar
banner
sign
pankart
banner
sign
afiş
poster
banner
flyers
sign
placard
marquee
pankartı
banner
sign
sancağını
starboard
sandzak
banner
flag
hamman
standard
flagship
sancaklarımı
starboard
sandzak
banner
flag
hamman
standard
flagship
bayrakları
flag
relay
banner
bunting
flamaları

Examples of using Banners in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Come to me before dawn, Strike your banners.
Sancaklarını topla, şafaktan önce karşıma gel.
Same banners for school dances.
Okul dansı için flamalar aynı.
I guess we should have brought more banners.
Daha çok pankart getirmeliydik galiba.
Banners and drums and all!
Pankartlar, davullar vesaire!
They will wave dragon banners and shout my name?
Ejder sancaklarını sallayıp adımı mı bağıracaklar?
Those banners. They're in the picture.
Resimde vardı. Şu flamalar.
He's-he's doing banners and-and invitations.
Afiş ve davetiye yapıyor.
Banners were a very important part of IceLandic Lore, Mr. mills.
Pankart, İzlanda folklorunun önemli bir parçası Bay Mills.
Strike your banners, come to me before dawn.
Sancaklarını topla, şafaktan önce karşıma gel.
There will be banners and choreography.
Pankartlar ve koreografi olacak.
OK. Those banners. Kevin!
Tamam. Kevin! Şu flamalar!
I don't see any banners.
Hiç afiş göremiyorum.
Banners and cookies.
Pankart ve kurabiye.
Embroidering banners for their knights… he said they had no time for study.
Şövalyelerinin sancaklarını süslemekten okumaya vakit bulamadıklarını söyler.
Everyone makes welcome banners for the Council.
Konsey geliyor ya. Herkes hoş geldiniz pankartı yaptırıyor.
The names of the groups, flags, murals and banners are fictional.
Taraftarlar, bayraklar, grafitiler ve pankartlar hayal ürünüdür.
Music and banners.
Müzik ve flamalar.
Then, why are they carrying your banners and shouting_your_ name?
O zaman neden senin sancağını taşıyıp senin ismini bağırıyorlar?
I understand the communists are hanging red banners on the Brandenburg Gate.
Komünistlerin,'' Brandenburg Kapısı'' nda kırmızı pankart asmalarını anlayabiliyorum.
The war banners.
Savaş sancaklarını.
Results: 154, Time: 0.0761

Top dictionary queries

English - Turkish