BEAMS in Turkish translation

[biːmz]
[biːmz]
ışınları
ray
beam
light
lightsaber
radiation
kirişleri
beam
girders
tendon
sinew
kirişler
beams
demetleri
bunch
beam
bundle
bouquet
kiriş
beam
girders
tendon
sinew
ışınlar
ray
beam
light
lightsaber
radiation
ışınlarını
ray
beam
light
lightsaber
radiation
ışın
ray
beam
light
lightsaber
radiation
kirişlere
beam
girders
tendon
sinew
kirişlerin
beam
girders
tendon
sinew
demeti
bunch
beam
bundle
bouquet

Examples of using Beams in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Good morning. Your counting beams certainly works.
Günaydın. Sizin şu kirişleri sayma olayı gerçekten işe yarıyormuş.
A-frames, wooden beams, church dark.
Çatı katı. Ahşap kirişler. Kilise gibi karanlık.
It's Beams you should be angry with.
Öfkeli olman gereken kişi Beams.
I love the beams in the ceilings.
Tavandaki kirişlere bayıldım.
We have got to find some strong trees… to make beams for the galleries.
Dehlizlerde kiriş yapmak üzere… dayanıklı ağaç bulmak zorundayız.
Infrared beams can also be used to trigger the camera.
Kamerayı tetiklemek için kızılötesi ışınlar da kullanılabilir.
Someone heard gunshots, saw laser beams.
Birisi silah sesleri duydu lazer ışınlarını gördü.
Your counting beams certainly works. Good morning.
Sizin şu kirişleri sayma olayı gerçekten işe yarıyormuş. Günaydın.
Wooden beams, prewar architecture, solid steel roll-up door facing west.
Tahta kirişler, savaş öncesi mimarisi batıya bakan kalın çelik bir kapı.
Rock It is in there, and Moon Beams.
Rock It içeride ve Moon Beams.
But right now the picture tells me that those beams are not still covered.
Fakat fotoğraf bana kirişlerin henüz kaplanmadığını anlatıyor.
Seven-color beams, join!
Yedi renkli kirişlere, katılın!
Shoots destructo beams out of its eyes.
Gözlerinden yok edici ışınlar atıyor.
Order all sensor sections to direct beams aft.
Tüm sensör bölümlerinin ışınlarını arkaya yönlendirin.
I know. We just need something to lift those beams.
Şu kirişleri kaldırmak için bir şey lazım. Biliyorum.
Steel beams joined by an iron-powder electrode.
Çelik kirişler demir tozundan elektrotlar tarafından birleştiriliyor.
Nice try, Beams.
İyi denemeydi Beams.
Do you ever wonder who paid for all those beams and tiles?
O kirişlerin ve fayansların parasını kim ödedi?
The beams and archways that hold up the roofs of these tunnels are on the verge of collapse.
Tünellerdeki çatıları tutan kiriş ve kemerler yıkılmanın eşiğindedirler.
Hyperonic radiation randomizes phaser beams. I will have to be innovative.
Hiperonik radyasyon, fazer ışınlarını Yaratıcı olmalıyım.
Results: 354, Time: 0.0653

Top dictionary queries

English - Turkish