BEING READY in Turkish translation

['biːiŋ 'redi]
['biːiŋ 'redi]
hazır olma
to be ready
to be prepared
get ready
hazır
ready
set
up
prepare
instant
get
hazir
ready
prepared
are set
to you

Examples of using Being ready in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
We just got a call about being ready to serve a search warrant on your house for evidence about Sinclair.
Sinclairle ilgili kanıt için evine arama emriyle gelecek ekibin hazır olmasını istediler.
And who's sitting out here with no press while the White House takes all the credit for raising the alarm and being ready to hit back?
Bu doğru Ve burada basın olmadan oturan kim. Beyaz saraydakiler alarm durumuna geçerek tüm kredileri topluyor ve onlara gereken cevabı vermek için hazırlanıyorlardır?
I am! but there's a difference between being ready and being ready to do it well. Of course you are..
Tabiki öylesin, Ben! Ancak hazır olma arasında bir fark var.
You see, being ready to take experts on is about also being willing to dig behind their graphs,
Görüyorsunuz, uzmanların görevini almaya hazır olmak aynı zamanda onların grafiklerinin, denklemlerinin, tahminlerinin, kehanetlerinin ardını kazmaya hazır olmakla ilgili
You see, being ready to take experts on is about also being willing to dig behind their graphs,
Görüyorsunuz, uzmanların görevini almaya hazır olmak aynı zamanda onların grafiklerinin, denklemlerinin, tahminlerinin, kehanetlerinin ardını kazmaya hazır olmakla ilgili
then I realize you just gave off an illusion of being ready that I interpreted as not being an illusion.
kalkıyorum ve elbiselerimi düzeltiyorum ve sonra senin hazırmış gibi bir izlenim yarattığını anlıyorum ve sonra bunun izlenim olmadığını öğreniyorum.
When my guns are ready, if Francis does not offer up his life, I will attack.
Silahlar hazir oldugunda, Francis hayati icin bi teklifte bulunamayacak, saldiracagim.
I could lose my foot. You have to be ready for anything.
Ayağımı kaybedebilirim! Her şeye hazırlıklı olmalısın… bu bizim işimiz.
I will release you when I am ready. Let me go.
Bırakın gideyim. Hazır olduğumda seni bırakacağım.
I will release you when I am ready. Let me go.
Hazır olduğumda seni bırakacağım. Bırakın gideyim.
It's ready, sir. Yes, sir.
Hazir komutanim.- Emredersiniz.
I will be here in a minute. Well, everything's ready.
Her sey hazir. Bir dakika.
Everything's ready. I will be here in a minute.
Her sey hazir. Bir dakika.
I am ready to face the trials. Obi-Wan is ready..
ObiWan hazır. Yargılanmakla yüzleşmeye hazırım.
Your room is ready, and this envelope is for you.
Odaniz hazir, bu zarf da size birakiImis.
Tomorrow, I am ready and inspired to get to work.
Yarın işe koyulmaya hazır ve esinlenmiş olacağım.
And the surveillance system is organized. The rooms are ready.
Odalar hazir ve guvenlik kameralari calisiyor.
The rooms are ready, and the surveillance system is organized.
Odalar hazir ve guvenlik kameralari calisiyor.
Until he's ready.
Hazir oluncaya kadar.
She's ready! Come on.
O hazir. Haydi.
Results: 43, Time: 0.0507

Word-for-word translation

Top dictionary queries

English - Turkish