BIASED in Turkish translation

['baiəst]
['baiəst]
önyargılı
prejudice
bias
prejudicial
taraflı
way
entity
there
here
part
direction
flank
sides
parties
yanlı
biased
ön yargılı
prejudice
bias
eğilimli
trend
tendency
inclination
incline
disposition
propensity
tends
ön yargılısın
prejudice
bias
önyargılıyım
prejudice
bias
prejudicial

Examples of using Biased in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
I need to cover the hospital's ass. You're too biased.
Hastaneyi kollamalıyım. Çok ön yargılısın.
We are stuck with this ruling. Unless we can prove the social worker was biased.
Sosyal hizmetler çalışanının yanlı olduğunu kanıtlayamazsak karara uymak zorundayız.
People who are fallible and biased.
Yanılabilen ve ön yargılı insanlardan.
Of course, I'm a little bit biased.
Tabii, biraz önyargılıyım.
You're too biased. I need to cover the hospital's ass.
Hastaneyi kollamalıyım. Çok ön yargılısın.
I maybe a little biased, I think he's quite clever.
Biraz yanlı olacak… ama bence oldukça zeki ve son derece güçlü.
I'm pretty sure Tom's biased.
Tomun ön yargılı olduğundan oldukça eminim.
Are you calling me biased?
Yanlı olduğumu mu söylüyorsun?
I didn't take you to be such a biased person.
Sizin ön yargılı biri olduğunuzu sanmazdım.
Hearsay, circumstantial, and a possibly biased witness.
Söylenti, ikinci derecede ve muhtemel ön yargılı bir tanıklıktır.
Everyone knows how biased the selection process is.
Herkes seçim sürecinin ne kadar yanlı olduğunu biliyor.
As a father, I feared my testimony would be perceived as biased.
Babası olduğum için tanıklığımın yanlı olarak algılanmasından korktum.
And can deliver real news. You don't have to be biased like now.
Insanlara gerçekleri sunmalısın. Şimdiki gibi ön yargılı olmayıp.
Would be perceived as biased. As a father, I feared my testimony.
Babası olduğum için tanıklığımın yanlı olarak algılanmasından korktum.
Jeong-o, you shouldn't be biased against the adoptive parents though.
Jeong-o, evlat edinen ebeveynlere karşı yine de ön yargılı olmamalısın.
If I editorialize too soon, they're just going to call us biased.
Eğer habere çok erkenden yorum katarsam,… bize ön yargılı diyecekler.
We shouldn't be biased against Jun-u.
Biz Jun-uya karşı ön yargılı olmamalıyız.
I won't be biased.
Tarafsız olacağım.
I think we need somebody who's not biased to you or your father.
Sana veya babana karşı önyargısı olmayan biri lazım bize.
You're too biased.
Sen çok önyargılısın.
Results: 171, Time: 0.0595

Top dictionary queries

English - Turkish