BRUTALLY in Turkish translation

['bruːtəli]
['bruːtəli]
vahşice
savage
acımasızca
ruthless
cruel
brutal
mean
merciless
harsh
relentless
vicious
fierce
ferocious
zalimce
cruel
unjust
brutal
evil
ruthless
wrong
grim
tyrant
tyrannical
wrongdoing
hunharca
canice
murderous
villain
criminal
thug
homicidal
cruel
evil
monster
murderers
cutthroat
vahşi
savage
acımasız
ruthless
cruel
brutal
mean
merciless
harsh
relentless
vicious
fierce
ferocious
bir şekilde
shape
form
pattern
way
somehow
öldürüldü
to die
death
dead
killed

Examples of using Brutally in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
I have never seen anyone killed so brutally.
Böyle vahşi şekilde öldürülen birini görmemiştim.
Were found brutally slashed to death early this morning.
Bu sabah erken saatlerde vahşice katledilmiş ve ölene kadar kesilmiş olarak bulundular.
Tom was brutally rejected.
Tom hoyratça reddedildi.
Kill them brutally.
Onları acımasızca öldürün.
Mrs. Donata was brutally murdered.
Bn Donato vahşi bir şekilde öldürülmüş.
Brutally close.
Aşırı yakındı.
Brutally close. May I introduce my team-mates?
Acayip yakındı.- Durun da takım arkadaşlarımı tanıtayım?
Ieaving him brutally scarred and completely mute.
Onu korkunç şekilde yaralı ve tamamen sessiz bırakarak gitmiş.
He brutally murdered Oinker.
Oinkerı vahşice öldürdü.
That I treat you brutally?
Sana zalimlik mi ediyorum?
Brutally murdered his own family. An employee who was fired by this company!
Kovulan bir Cheil çalışanı tüm ailesini öldürdü!
And his assets seized. The arms dealer was brutally killed.
Silah kaçakçısı vahşi şekilde öldürülüp mal varlığına el konulmuş.
The arms dealer was brutally killed and his assets seized.
Silah kaçakçısı vahşi şekilde öldürülüp mal varlığına el konulmuş.
You have gotta be really brutally honest with yourself.
Kendinize karşı gerçekten acımasız bir şekilde dürüst olmanız gerekir.
The woman that was brutally murdered for the lottery ticket she's callie karlsen's sister.
Callie Karlsenın kız kardeşi… Piyango bileti için için vahşice öldürülen kadın.
Tom was brutally honest.
Tom acımasızcasına dürüsttü.
Your daughter brutally abducted alive, taken to germany after recent enemy advance.
Kızınız son düşman saldırısı sonrası zorla Almanyaya götürüldü.
His own cab after he was brutally beaten and murdered by three men.
Kendi taksisinden. Üç kişi tarafından vahşice dövülüp öldürüldükten sonra.
Are you all so brutally obvious in Spain?
İspanyada hepiniz, her şeyi bu kadar kabaca ortaya mı dökersiniz?
It was once brutally attacked by a warlord.
Bir keresinde bir şavaş lordu tarafından vahşice saldırıya uğradı.
Results: 498, Time: 0.0603

Top dictionary queries

English - Turkish