CATARACT in Turkish translation

['kætərækt]
['kætərækt]
katarakt
cataract
kataraktı
cataract

Examples of using Cataract in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
The cataracts act like a curtain across the window of sight.
Katarakt, pencerelerden ışık sızmasını engelleyen perdeler gibidir.
In 2003 Alan had an operation to remove cataracts and replace the lenses in his eye.
Yılında Alan katarakt ameliyatı geçirdi ve gözündeki mercekler değiştirildi.
And he has cataracts in both eyes and he has severe arthritis.
İki gözünde de katarakt ve ağır kireçlenmesi var.
You get cataracts when you're old,
Katarakt yaşlandığında olur,
For cataracts.
Katarakt için.
We usually treat congenital cataracts before they form.
Biz genellikle doğumsal katarakt oluşmadan önce tedavi ederiz.
Cataracts. Nothing to be ashamed of, a man your age.
Katarakt. Senin yaşında biri için utanacak bir şey değil.
Not when you're 17. you get cataracts when you're old.
Katarakt yaşlandığında olur, 17 yaşındayken değil.
Muslim doctors were removing cataracts surgically, clearing them from the eye with a hollow needle.
Müslüman doktorlar oyulmuş bir iğne kullanarak, katarakt temizleme ameliyatları yapıyorlardı.
Minor tremors, a localized melanoma removed two years ago, cataracts.
Iki yıl önce çıkarılmış melanoma ve katarakt. Küçük sarsıntılar.
Since Cataracts?
Şelaleler'' den beri mi?
Years ago, cataracts were dealt with in a less sophisticated way.
Yıl önce kataraktla daha az gelişmiş bir yöntemle başa çıkılıyordu.
We have lost contact with the response team. You cataracts!
Sizi solucanlar! Müdahale ekibiyle bağlantıyı kaybettik!
You cataracts! We have lost contact with the response team.
Sizi solucanlar! Müdahale ekibiyle bağlantıyı kaybettik.
You have cataracts?
Kataraktın mı var?
Nope, not with these cataracts.
Hayır, bu kataraktlarla göremem.
Well, Monet had cataracts when he did the water lilies.
Monet de'' Nilüferler'' i yaparken kataraktları vardı.
Just Cataracts.
Sadece'' Şelaleler.
My cataracts are blinding me.
Beni kör ediyor kataraktlarım.
Yo, captain cataracts!
Hey, Kaptan Dörtgöz!
Results: 51, Time: 0.051

Top dictionary queries

English - Turkish