CAUGHT SOMETHING in Turkish translation

[kɔːt 'sʌmθiŋ]
[kɔːt 'sʌmθiŋ]
bir şey yakalamış
to catch anything
catch somethin
birşey kaptım
bir şey takılmıştır
bir şeyler yakalamıştır
to catch anything
catch somethin
bir şey yakaladın
to catch anything
catch somethin
bir şey yakalamıştır
to catch anything
catch somethin

Examples of using Caught something in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Plus, I probably caught something from somebody, and I'm tired of reading high lights for children?
Artı, ben muhtemelen birinden birşey kaptım ve yorgunum çocukların okuması için yüksek ışık?
Of reading high lights for children. Plus, I probably caught something from somebody, and I'm tired.
Artı, ben muhtemelen birinden birşey kaptım ve yorgunum çocukların okuması için yüksek ışık Onlar her zaman bisiklet içinde elma gizler.
Plus, I probably caught something from somebody, and I'm tired of reading high lights for children.
Artı, ben muhtemelen birinden birşey kaptım ve yorgunum çocukların okuması için yüksek ışık Onlar her zaman bisiklet içinde elma gizler.
Ít's a long shot, but I thought maybe… íf somethíng happened to Eleanor whíle she was workíng here at the Mayflower… maybe the security cameras caught something.
Zor bir ihtimal, ama sanırım Mayflowerda çalışırken Eleanorun başına bir şey gelmiş olabilir belki güvenlik kameraları bir şey yakalamıştır.
She went in to visit my Uncle Roger, caught something and bit the dust a week later.
Roger eniştemi ziyarete girmişti bir şeye yakalanıp bir hafta sonra pert oldu.
whose name did not come to light, rushed in at once, caught something, missed his hold, and fell over the constable's prostrate body.
bir seferde aceleye getirilmiş bir şey yakaladı, onun tutun cevapsız ve düştü constable secde vücut üzerinde.
So I don't have to worry about catching something, and dying!
Böylece bir şeye yakalanıp ölmem için endişelenmeme gerek kalmaz!
And dying! Why? So I don't have to worry about catching something.
Böylece bir şeye yakalanıp ölmem için endişelenmeme gerek kalmaz! O niye?
Or catch something.
Ya da bir şey yakalarsın.
We have got little pans out hoping it rains, catch something.
Yağmur yağar da bir şeyler yakalarız umuduyla dışarı küçük kaplar koyduk.
I always catch something when I fly.
Uçaktayken her zaman bir şey kaparım ben.
Catch something to eat.
Yiyecek bir şeyler yakalamak için.
Cause catching something was never the point.
Çünkü bizim için bir şey yakalamak hiçbir zaman önemli olmadı.
I'm afraid of catching something just by having a cup of coffee with you.
Seninle kahve içmekle bir şeyler kapmaktan korkuyorum.
You catch something? What happened?
Ne oldu, bir şey mi yakaladın?
Now it's only if daddy catches something with a trap?
Bugünlerde… şayet babam tuzakla bir şey yakalarsa… Şu alkollü olanları biliyor musunuz?
Catch something to eat. For hunting.
Yiyecek bir şeyler yakalamak için. Avlanmak için..
A few hours after the disappearance of Henleyjevem and we Garrisom catch something, radio message.
Henleyjevemin ortadan -kaybolmasından birkaç saat sonra -Ve Garrisom bir şeyler yakalamıştı.
These days… only if daddy catches something… in trap… You know those spiked ones?
Bugünlerde… şayet babam tuzakla bir şey yakalarsa… Şu alkollü olanları biliyor musunuz?
We could use this to dig or maybe catch something- a bird, if you threw it really hard.
Bunu kazmak için kullanabiliriz veya bir şey yakalamak için, bir kuş çok hızlı atarsak.
Results: 42, Time: 0.0462

Word-for-word translation

Top dictionary queries

English - Turkish