CITIZENS in Turkish translation

['sitizənz]
['sitizənz]
vatandaşlar
citizen
citizenship
residents
samaritan
yurttaşlar
citizen
civil
civic
fellow
compatriot
halkı
public
people
folk
community
popular
mankind
nation
population
citizens
locals
sakinleri
calm
relax
easy
quiet
cool
chill
calmly
steady
down
just
vatandaşları
citizen
citizenship
residents
samaritan
vatandaşların
citizen
citizenship
residents
samaritan
vatandaş
citizen
citizenship
residents
samaritan
yurttaşları
citizen
civil
civic
fellow
compatriot
halkın
public
people
folk
community
popular
mankind
nation
population
citizens
locals
halk
public
people
folk
community
popular
mankind
nation
population
citizens
locals
yurttaşların
citizen
civil
civic
fellow
compatriot
halkının
public
people
folk
community
popular
mankind
nation
population
citizens
locals
yurttaş
citizen
civil
civic
fellow
compatriot

Examples of using Citizens in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
At the same time, many citizens will be moving toward the palace.
Tam da bu sırada… pek çok yurttaş saraya doğru ilerlemeye başlayacak.
Help me protect the citizens of Phoenix from a serial killer.
Phoenix halkını, bir seri katilden korumak için, bana yardım edin.
Justice towards protecting the citizens of Fiore.
Adalet, Fiorenin halkını korumak için savaşıyor.
Beloved citizens, Please remember my name.
Sevgili yurttaşlarım lütfen adımı hatırlayın.
How many new citizens?
Kaç yeni vatandaştan bahsediyoruz?
I will speak as the representative of Paro's citizens.
Paro halkını temsilen şunu söylemeliyim.
The last thing she needs is a lecture from those two model citizens.
O iki örnek vatandaştan fırça yemek şu an ihtiyacı olan son şey.
Beloved brothers, citizens of"Our Home", ministers.
Sevgili kardeşlerim, Vatandaşlarım!'' Bizim Evimiz'' in bakanları.
Respected Seoul citizens.
Seoul halkını saygıyla selamlıyorum.
Citizens of Czechoslovakia… we must bear the trials that lie ahead… with fortitude and courage.
Çekoslovak vatandaşlarım önümüzdeki zorluklara metanet ve cesaretle göğüs germeliyiz.
We inform all citizens that vegetables will be available.
Tüm yurttaşlara önemle duyurulur. Sebzeler, program dahilinde mevcut olacaktır.
Citizens are reminded that evening recreation will end in 30 minutes.
Yurttaşlara hatırlatılır: Gece sohbetleri 30 dakika içinde bitirilecektir.
Citizens are reminded that it is impolite to touch community members outside your family unit.
Yurttaşlara hatırlatılır: Aile biriminizin dışındaki topluluk üyelerine dokunmanız kaba bir davranıştır.
Citizens are reminded, that sleep period comencs in 15 minutes.
Yurttaşlara hatırlatılır: Uyku zamanı 15 dakika içinde başlayacaktır.
Citizens, I'm off to the toxic waste dump!
Vatandaşlarım, toksik atık deposuna gidiyorum!
Citizens, let us vote.
Yurttaşlarım, haydi oylayalım.
We are accounted poor citizens, the patricians good.
Biz zavallı vatandaşlarız, değerli olan soylular.
The government urges all citizens not to panic.
Hükümet, vatandaşlarımızdan paniğe kapılmamalarını istiyor.
Pulling her citizens details.
Vatandaşlık bilgilerini çıkarıyorum.
For 30 men, do we sacrifice 30 million citizens' hopes for peace?
Otuz adam için 30 Milyon vatandaşımızın barış ümitlerini tehlikeye mi atalım?
Results: 5552, Time: 0.0585

Top dictionary queries

English - Turkish