CLANS in Turkish translation

[klænz]
[klænz]
kabileler
tribal
tribe
clan
to kabul
kabyle
the tribble's
res
to cain
aşiretler
tribal
clan
tribe
kabileleri
tribal
tribe
clan
to kabul
kabyle
the tribble's
res
to cain
kabilelerini
tribal
tribe
clan
to kabul
kabyle
the tribble's
res
to cain
kabilelerin
tribal
tribe
clan
to kabul
kabyle
the tribble's
res
to cain

Examples of using Clans in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
the ice-riνer clans.
buz nehri kabilelerini birleştirdi. Yüz bin.
Then again she did unite the clans.
Sonra tabii, o kabileleri birleştirdi.
From killing each other. Not even wanheda can stop the clans.
Klanların birbirini öldürmesine Wanhedabile engel olamaz.
What?- The clans have accepted.
Ne?- Klanların hepsi kabul etmiş.
What?- The clans have accepted?
Klanların hepsi kabul etmiş.- Ne?
Chen Zhen told me you were the best ofall the clans.
Chen Zhen bana klanların içinde en iyisinin sen olduğunu söyledi.
To save our clans, our country, we must band together.
Klanlarımızı, ülkemizi kurtarmak için yekvücut olmamız gerek.
Finally both the Chiba and Sakai clans were annihilated by Toyotomi Hideyoshi.
Sonunda Chiba ve Sakai klanlarının ikisi de Toyotomi Hideyoshi tarafından yok edilmiştir.
The bitter feud between the hamato and foot clans.
Hamato ve Foot klanlarının arasındaki yakıcı kan dâvası.
We need you to talk to the clans.
Klanlarla konuşman gerekiyor.
To spur the clans to war.
Klanlara, savaşmada cesaret vermek için.
The black rain is keeping the clans at bay for now.
Kara yağmur, klanı şimdilik körfezde tutuyor.
Other clans are not my concern.
Öteki klanlarla işim yok.
Two demon clans, the Vinjis and the Sahrvin.
İki iblis klanı Vinjiler ve Sahrvinler.
He's liaison to both clans.
Her iki klanla da bağlantısı var.
And let the clans say I cancelled out of fear?
Ve Klanlarında Bunu Korktuğum İçin İptal Ettiğimi Söylemeleri İçin mi?
There were two clans with old feud amidst them.
Iki aşiret arasında eski bir kan davası vardı.
We must band together. To save our clans, our country.
Klanlarımızı, ülkemizi kurtarmak için yekvücut olmamız gerek.
It will be an alliance assembly with all the clans.
Tüm klanlarla birlikte bir ittifak toplantısı olacak.
I will promise you that we will never invade any clans in the three kingdoms.
Sana üç krallıktaki hiçbir klanı işgal etmeyeceğimize dair söz vereceğim.
Results: 429, Time: 0.0688

Top dictionary queries

English - Turkish