CLICKING in Turkish translation

['klikiŋ]
['klikiŋ]
tıklama
clicking
klik
click
klicks
kliks
tıklatma
tıkırdaman
tıkırtılar
clicks
rattling
ticking
noise
tapping
knocking sound
tıklamak
clicking
tıklayarak
clicking
tıklamaya
clicking

Examples of using Clicking in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Every time I dial out, I swear I hear a clicking.
Ne zaman bi yeri arasam, Yemin ederim, klik sesi duyuyorum.
There's a clicking. It's like a clicking.
Tıklama gibi. Bir tıklama var.
Hole punch clicking.
Delik delme tıklayarak.
There. There's a clicking.
Orada. Bir tıklama var.
Phone Rings Clicking.
Telefon çalıyor Klik.
Stop clicking.
Tıklamayı bırak.
Only start playing after clicking the play button.
Oynat düğmesine tıkladıktan sonra oynatmaya başla.
Every time I hear that clicking, I put my fist right through someone's skull!
O tıkırdama sesini her duyuşumda yumruğumu birinin kafatasına sokuyorum!
It will be disabled automatically when clicking over a item.
Bir ögenin üzerine tıkladığınızda otomatik olarak pasifleştirilecek.
Thanks for clicking me.
Tıkladığın için teşekkür ederim.
And I'm sorry for clicking.
An2} tıkladığım için özür dilerim.
He can make the clicking sounds, but he can't interpret them.
Tıkırtı sesleri çıkarıyor ama onları yorumlayamıyor.
But he can't interpret them. He can make the clicking sounds.
Tıkırtı sesleri çıkarıyor ama onları yorumlayamıyor.
So overcome with embarrassment, I can't stop clicking. I find myself.
Utançtan mağlup olmuş hissediyorum ki tıklamadan duramıyorum. Kendimi o kadar.
Do you hear that, that clicking?
Şu tıklamayı duyuyor musunuz?
Panel clicking.
Panel tıklamaları.
And I remember standing there behind the podium as I could hear that little insectoid thumb clicking.
Hala hatırlarım, kürsünün arkasında dururken, böceksi tıklamayı hala duyuyordum.
Clicking mouse.
Fare tıklaması.
Metronome clicking.
Metronom tıklaması.
Cellphone buttons clicking.
Cep telefonu düğmeler tıklandığında.
Results: 167, Time: 0.0631

Top dictionary queries

English - Turkish