COULD READ in Turkish translation

[kʊd red]
[kʊd red]
okuyabiliyordu
could read
okuyabilirsin
you can read
will be able to read
you may read
you can study
okuyabilecek
can read
okuyabilen
can read
okuma
arrow
dart
archery
okuyabilseydi
could read
okuyabileceğini
you could read
okuyabildiğini
you can read
okuyamadığı
can read
okuyabilmesi için
okuyamaz

Examples of using Could read in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Great. Maybe you could read mine?
Güzel. Sen de benimkini okuyabilirsin?
Only a few dozen people could read the hieroglyphs.
Hiyeroglifleri yalnızca birkaç düzine insan okuyabiliyordu.
But 70 years would pass before anyone could read it.
Fakat birilerinin bunu okuyabilmesi için 70 yıl daha geçecekti.
I didn't know you could read, Dobie. Weather permitting.
Eğer… hava izin verirse. Senin okuyabildiğini, bilmiyordum Dobie.
Maybe you could read mine? Great.
Belki, sen de benimkini okuyabilirsin. Harika.
He could read me like a book.
O beni tıpkı bir kitap gibi… okuyabiliyordu.
Before anyone could read it. But 70 years would pass.
Fakat birilerinin bunu okuyabilmesi için 70 yıl daha geçecekti.
Nobody could read a face like the butcher in the midway.
Yolun ortasında kimse kasap kadar iyi surat okuyamaz.
Weather permitting. I didn't know you could read, Dobie.
Eğer… hava izin verirse. Senin okuyabildiğini, bilmiyordum Dobie.
Great. Maybe you could read mine?
Belki, sen de benimkini okuyabilirsin. Harika?
Nobody could read that.
Kimse bunu okuyamaz.
I could read to you.
Sana kitap okuyabilirim.
They wanted to see if psychics could read enemy minds.
Medyumların düşmanın zihnini okuyup okuyamadıklarını görmek istediler.
Write something that people could read.
İnsanların okuyabileceği bir şeyler yaz.
Stan, do you have something you could read first?
Stan, önce senin okuyabileceğin bir şey var mı?
Richardson could read my mind?
Richardson aklımı okuyabiliyor mu?
Do you think you could read to me for a minute?
Bir dakikalığına bir şey okuyabileceğini mi düşünüyorsun?
Perhaps I could read the book. Read the book!
Belki ben okuyabilirim. Kitabı oku!
I could read to you. i'm bored.
Ben sana okuyabilirim. Sıkıldım.
Who knew dinosaurs could read maps?
Dinozorların harita okuyabildiklerini kim bilebilirdi?
Results: 83, Time: 0.0697

Word-for-word translation

Top dictionary queries

English - Turkish