OKUMA in English translation

reading
okuyun
okumak
okur
okuyan
okuma
the reading
okuma
okumaya
değerler
literacy
okur-yazarlık
okuryazarlık
okur yazarlık
okuma yazma
edebiyat
okuma-yazma
read
okuyun
okumak
okur
okuyan
okuma

Examples of using Okuma in Turkish and their translations into English

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Okuma gözlüğü.
Poetry glasses.
Okuma gözlüğü mü?
Poetry glasses?
Henüz okuma fırsatı bulamadım.
I didn't get a chance to read it.
Ben okuma ve eşleştirmeyi yaparım.
I will do the readout and the sync.
Okuma ve eşleştirmeyi yapıyorum.
I'm doing the readout and the sync.
Senin okuma tarzın hoşuma gitti.
I like the way you read it.
Tarot okuma, büyüler, iksirler.
Tarot readings, charms, potions.
Etraflıca okuma şansım olmadı.
I never had a chance to read it through.
Bunlar, benim kilise okuma grubundan arkadaşlarım. Ama çok da yanılmıyorsun.
It's my church book group, but you're not far off.
Okuma macerası!
The adventure of reading!
Okuma kafalarını biraz daha ayarlamak gerekiyor.
Just need to adjust the read heads off track a little more.
Okuma akşamı mı?
An evening of reading?
Rahip Tomun okuma isteyeceğinden emin değilim hayatım.
I don't know if Father Tom would want a reading, sweetheart.
Timothy Learynin okuma gözlüklerini kopyalamış.
He replicated Timothy Leary's reading glasses.
Senin okuma yazma bildiğini sanmıyordum.
Didn't think you could read nor write.
Domuzlar okuma bilse burada yaşarlardı.
If pigs could read, this is how they would live.
Okuma, yazma ve konuşmalarla.
Of reading, writing and of talking,
Bugün okuma günü.
It's reading day.
Benim hobilerim, okuma, yazma, yürüyüş
My hobbies are reading, writing, walking
Okuma sihrini keşfettiğinizi görüyorum.
I see you're discovering the magic of reading.
Results: 1599, Time: 0.0334

Top dictionary queries

Turkish - English