Examples of using Okuma in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Okuma gözlüğü.
Okuma gözlüğü mü?
Henüz okuma fırsatı bulamadım.
Ben okuma ve eşleştirmeyi yaparım.
Okuma ve eşleştirmeyi yapıyorum.
Senin okuma tarzın hoşuma gitti.
Tarot okuma, büyüler, iksirler.
Etraflıca okuma şansım olmadı.
Bunlar, benim kilise okuma grubundan arkadaşlarım. Ama çok da yanılmıyorsun.
Okuma macerası!
Okuma kafalarını biraz daha ayarlamak gerekiyor.
Okuma akşamı mı?
Rahip Tomun okuma isteyeceğinden emin değilim hayatım.
Timothy Learynin okuma gözlüklerini kopyalamış.
Senin okuma yazma bildiğini sanmıyordum.
Domuzlar okuma bilse burada yaşarlardı.
Okuma, yazma ve konuşmalarla.
Bugün okuma günü.
Benim hobilerim, okuma, yazma, yürüyüş
Okuma sihrini keşfettiğinizi görüyorum.