Examples of using Okur in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Günde dört gazete okur, haberleri kasete alırdın.
Birlikte okur, yürürdük.
Bütün gün okur bir bok varmış gibi sanki.
Suçluların listesini okur ve onları infaz edeceğini söyler.
Alim senin çalışmanı okur belki sadece 10u seni anlar.
Kaderini okur, kısmetini değil.
Tabii ki insanlar bunu okur, çok romantik görünüyor.
Okur ve yazarım.
Onları okur, sayfalarını çevirirdi.
Sanırım sırrını okur ve sonra kaybolur.
Şeytanın geçmişini okur gibi olursun.
Kitabı okur. Oldukça karmaşık bir adamın olumlu bir portresi.
Kitabı okur. Oldukça karmaşık bir adamın olumlu bir portresi.
Her hafta okur.- Neden?
Okur… ve keseriz.
Okur… ve keseriz.
Gazeteni okur… iki sayfaIik karikatürIerIe keyifIenirsin.
Almanca anlarsınız, konuşur, okur ve yazar mısınız? İyi?
Kim okur Yunan şiirini?
Günde dört gazete okur, haberleri kasete alırdın.