CRIME UNIT in Turkish translation

[kraim 'juːnit]
[kraim 'juːnit]
suçlar birimi
suçlar birimiyle
suç birimine

Examples of using Crime unit in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
That will be myself and a member of our organised crime unit.
Benimle birlikte bir organize suç birimi üyesi olacak.
What about you? Violent Crime Unit?
Şiddet Suçları Birimi mi?
Team One of Violent Crime Unit at Mahyeon Police Station took the case.
Mahyeon Polis Merkezi Şiddet Suçları Biriminden Ekip Bir vakayı aldı.
Cyber crime unit cut.
Si̇ber suç bi̇ri̇mi̇ kes.
Russian Organized Crime Unit, yes?
Rus Organize Suç bölümü, değil mi?
Inspector Wong, Serious Crime Unit.
Müfettiş Wong. Önemli cinayetler birimi.
A retired corporal with Pennsylvania State Police, crime unit supervisor.
Pensilvanya Eyaleti Polis teşkilatından emekli bir Suç Birimi amiri.
Ivan Ivanov, the former director of the ministry's organised crime unit, received a one-and-a-half-year suspended sentence for abuse of power in October.
Bakanlığın eski organize suç birimi başkanı Ivan Ivanov, Ekim ayında görevi kötüye kullanmaktan bir buçuk yıl ertelenmiş hapis cezasına çarptırıldı.
Choi and his Organized Crime Unit reeled in evidence While you were dangling from a rope trying to catch small fish, for a major drug trafficking deal.
Siz iple asılıp küçük balığı yakalamakla uğraşırken… Choi ve Organize Suçlar Birimi büyük bir uyuşturucu ağına dair… kanıt ortaya çıkardı.
Years ago when I was transferred to the Crime Unit, my boss told me on my first case that.
Yıl önce Suç Birimine tayin edildiğimde patronum ilk davamda şöyle demişti.
For a major drug trafficking deal. While you were dangling from a rope trying to catch small fish, Choi and his Organized Crime Unit reeled in evidence.
Siz iple asılıp küçük balığı yakalamakla uğraşırken… Choi ve Organize Suçlar Birimi büyük bir uyuşturucu ağına dair… kanıt ortaya çıkardı.
Jurisdiction of these cases has been transferred over to the elite crime unit… Who have earnestly begun their investigation.
Bu davaların yargı yetkisi elit suç birimine devredildi… Kim ciddiyetle soruşturma başladı.
While you were dangling from a rope trying to catch small fish, for a major drug trafficking deal. choi and his organized crime unit reeled in evidence.
Siz iple asılıp küçük balığı yakalamakla uğraşırken… Choi ve Organize Suçlar Birimi büyük bir uyuşturucu ağına dair… kanıt ortaya çıkardı.
Choi and his organized crime unit reeled in evidence for a major drug trafficking deal. While you were dangling from a rope trying to catch small fish.
Siz iple asılıp küçük balığı yakalamakla uğraşırken… Choi ve Organize Suçlar Birimi büyük bir uyuşturucu ağına dair… kanıt ortaya çıkardı.
While you were dangling from a rope trying to catch small fish, choi and his organized crime unit reeled in evidence for a major drug trafficking deal.
Siz iple asılıp küçük balığı yakalamakla uğraşırken… Choi ve Organize Suçlar Birimi büyük bir uyuşturucu ağına dair… kanıt ortaya çıkardı.
Choi and his Organised Crime Unit for a major drug trafficking deal. trying to catch the small fry, While you were dangling from a rope reeled in evidence.
Siz iple asılıp küçük balığı yakalamakla uğraşırken… Choi ve Organize Suçlar Birimi büyük bir uyuşturucu ağına dair… kanıt ortaya çıkardı.
the national High Tech Crime Unit's got all of their programmers working on it.
Ulusal Yüksek Teknoloji Suç Biriminin bütün programcıları bunun üzerinde çalışıyor.
They came to the house and arrested me and they have bought me to the Down, er, Serious Crime Unit.
Eve gelip beni tutukladılar ve beni Ciddi Suçlar Birimine getirdiler.
Jurisdiction of these cases has been transferred over to the elite crime unit… Who have earnestly begun their investigation.
Bu suçların Yargı elit suç ünitesine üzerine transfer edildi… ciddiyetle kendi araştırma başlattık.
We're starting a high profile crime unit in the DA's office to nail rich folk with fancy lawyers like you.
Senin gibi renkli avukatlarla zenginleri mıhlamak için savcılıkta bir suç birimi oluşturuyoruz.
Results: 52, Time: 0.0396

Word-for-word translation

Top dictionary queries

English - Turkish