CRITICISMS in Turkish translation

['kritisizəmz]
['kritisizəmz]
eleştiriler
criticism
review
critique
critical
criticised
commentary
flak
eleştirilerini
criticism
review
critique
critical
criticised
commentary
flak
eleştirileri
criticism
review
critique
critical
criticised
commentary
flak
eleştiri
criticism
review
critique
critical
criticised
commentary
flak

Examples of using Criticisms in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
The criticisms against him are"unfair", he added.
Güle yönelik eleştirilerin'' haksız'' olduğunu da ekledi.
We all felt some of the criticisms are unfair.
Hepimiz bazı eleştirilerin adil olmadığını düşünüyoruz.
I will gladly accept your criticisms.
Eleştirilerinizi memnuniyetle kabul edeceğim.
I had some criticisms.
Bazı eleştirilerim var.
Though I reserve certain criticisms of the English government.
İngiliz hükümetine karşı bazı eleştirilerim saklı kalmak kaydıyla.
So I would say over the years, one of the most common criticisms I see of Improv Everywhere.
Bunca yıl içinde Improv Everywheree en sık eleştiriyi.
Participants base their criticisms on a number of related ideas.
Katılımcılar, bir dizi benzer fikri eleştirilerinde temel alır.
Kaufmann also sympathized with Nietzsche's acerbic criticisms of Christianity.
Nietzsche kitapta Hristiyanlığa çok sert eleştirilerde bulunmaktadır.
Stambler leveled harsh criticisms against Gluraheff's gravitation hypothesis.
Stambler is Gluraheffin yerçekimi hipotezine karşı ağır eleştirilerde bulunmuştur.
I understand ALL your criticisms except the one you mumbled.
MırıIdandığın bir şey hariç eleştirilerinin hepsini anladım.
We definitely earned our share of criticisms of pretty much everything from.
Kesinlikle her şeyden gelen eleştirilerden pay aldık.
But I think it lacks some social criticisms.
Ama bence sosyal eleştirisi eksikti.
My comments, my criticisms of your lawyer, completely uncalled for.
Avukatın hakkındaki yorumlarım, eleştirilerim tamamen yersizdi.
No, I got some constructive criticisms.
Hayır, yapıcı eleştirilerim var.
I actually have some constructive criticisms for you.
Senin için birkaç yapıcı eleştirilerim var.
Any criticisms?
Eleştiri yok mu?
Criticisms? Not many, I mean, the usual McLaren stuff.
Her zamanki McLaren özellikleri. Eleştirilecek pek bir şey yok.
I know that sometimes people have their own criticisms about undercover journalism.
İnsanların kılık değiştirme gazeteciliği hakkında bazen eleştiri yaptıklarını biliyorum.
Skepticism from Einstein and published criticisms from other physicists discouraged Schrödinger,
Einsteinın kuşkuculuğu ve diğer fizikçiler tarafından yayınlanan eleştiriler Schrödingerin cesaretini kırar
Some criticisms of timebanking have focused on the time credit's inadequacies as a form of currency and as a market information mechanism.
Zaman Bankacılığına yapılan bazı eleştiriler Zaman Dolarının bir değişim aracı olarak kullanıma ve pazar bilgisi mekanizması olmaya uygun olmadığı üzerinde yoğunlaşmıştır.
Results: 126, Time: 0.0427

Top dictionary queries

English - Turkish