DIFFERENT NOW in Turkish translation

['difrənt naʊ]
['difrənt naʊ]
şimdi farklı
i realize now
i just realized
i realise now
değişti artık
simdi farkli
şu anda farklı
artik farkli
different now
şuan farklı
şimdi farklısın
i realize now
i just realized
i realise now
şu an farklısın mi
değişik şimdi

Examples of using Different now in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
But you're different now, aren't you?
Ama şu an farklısın değil mi?
He looks different now. Yes.
Şimdi farklı görünüyor, Evet.
Oh.- No different now.
Hayır, artık farklı.- Ah.
Things are a little different now. He's okay.
Bir şeyi yok da… işler biraz değişik şimdi.
The only one that's different now is you. Nah, mate.
Hayır dostum. Şimdi farklı olan tek kişi sensin.
I need it to be different now. Please.
Lütfen. Artık farklı olması gerekiyor.
He's okay, but… Things are a little different now.
Bir şeyi yok da işler biraz değişik şimdi.
Yeah… but you're different now, aren't you?
Ama şimdi farklısın, değil mi? Evet?
Nah, mate. The only one that's different now is you.
Hayır dostum. Şimdi farklı olan tek kişi sensin.
I just know that things are gonna be different now.
Ben sadece bu şeyleri biliyorum artık farklı olacak.
Yeah… but you're different now, aren't you?
Evet. Ama şimdi farklısın, değil mi?
Fate wasn't kind to us before, but it's different now.
Kader önce bize nazik değildi ama şimdi farklı.
All the old places look different now.
Eski mekanların hepsi artık farklı gözüküyor.
But you're different now, aren't you? Yeah.
Ama şimdi farklısın, değil mi? Evet.
You're Chuck Bass, and that means something different now.
Sen Chuck Basssın ve bu da şimdi farklı bir anlama geliyor.
No different now.
Hayır, artık farklı.
But you're different now, aren't you? Yeah?
Evet. Ama şimdi farklısın, değil mi?
everything would be different now.
her şey şimdi farklı olurmuş.
Oh.- No different now.
Ah…- Hayır, artık farklı.
You would lose your hand. Your voice sounds different now.
Elinizi kaybederdiniz. Sesiniz şimdi farklı geliyor.
Results: 164, Time: 0.0511

Word-for-word translation

Top dictionary queries

English - Turkish