DIGNITARIES in Turkish translation

['dignitəriz]
['dignitəriz]
ileri gelenler
elders
notables
the elite
the chieftains
devlet adamlarının
önde gelenleri
liderler
leader
lead
leadership
the führer
the fuhrer

Examples of using Dignitaries in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
That have not yet embraced Christian faith should be baptized All the dignitaries.
Hıristiyan inancını henüz kabul etmeyen bütün ileri gelenler… vaftiz edilecekler.
The dignitaries among his people said,“We see that you are in obvious error.”!
Kavminden ileri gelenler dediler ki: Biz seni gerçekten apaçık bir sapıklık içinde görüyoruz!
the world… to this little brown man… have joined hands today to pay homage… Yet men… governments, dignitaries.
hükümetler, ileri gelenler… ülkesini özgürlüğe götüren… peştamallı bu küçük adama… saygılarını göstermek için el ele verdiler.
This verdict, historians say, can be a precedent in disclosing other high-ranking Romanian dignitaries.
Tarihçiler, kararın diğer üst düzey Romen devlet adamlarının ifşasında emsal teşkil edebileceği görüşündeler.
The list of missing celebrities and dignitaries has continued to grow in recent weeks…
Kayıp ünlüler ve önemli kişiler listesi geçtiğimiz haftalarda artmaya devam etti.
Governments, dignitaries from all over the world have joined hands today to pay homage Yet men, who led his country to freedom. to this little brown man in the loincloth.
Hükümetler, ileri gelenler… peştamallı bu küçük adama… dünyanın her yanından insanlar,… saygılarını göstermek… ülkesini özgürlüğe götüren… Ama.
So far you have acted as PPO to visiting foreign dignitaries? Thank you, ma'am?
Teşekkürler, efendim. Şimdiye dek özel koruma olarak yabancı devlet adamlarının yanında bulundun değil mi?
Governments, dignitaries from all over the world… to this little brown man in the loincloth… have joined hands today to pay homage… Yet men.
Ama… dünyanın her yanından insanlar, hükümetler, ileri gelenler… ülkesini özgürlüğe götüren… peştamallı bu küçük adama… saygılarını göstermek için el ele verdiler.
Yet men governments, dignitaries from all over the world have joined hands today to pay homage to this little brown man in the loincloth who led his country to freedom.
Ama dünyanın her yanından insanlar, hükümetler, ileri gelenler ülkesini özgürlüğe götüren peştamallı bu küçük adama saygılarını göstermek için el ele verdiler.
a lot of other worldwide dignitaries.
dünyaca tanınmış başka ileri gelenler oturuyordu.
The use of the castle as a resort is sort of a perk for parliament members and dignitaries.
Kalenin dinlence yeri olarak kullanılması parlamenterler ve ileri gelenler için bir eğlence kaynağı.
Deputy Prime Minister Dragan Djurovic and other dignitaries.
Başbakan Yardımcısı Dragan Curoviç ve diğer ileri gelenler katıldı.
In two days' time. The nobles and dignitaries who are coming from points around the world to see me wed.
Düğünümü görmek üzere iki gün içinde gelecekler. Dünyanın her yanından soylular ve ileri gelenler.
Yes, and so am I, which is why I feel the people deserve to know that one of their trusted dignitaries, a pillar of the community, is secretly working for Gabriel.
Evet ben de. Bu yüzden de insanların, güvendikleri ileri gelenlerden birinin, halkın destekçisinin gizlice Gabriel için çalıştığını bilmesi gerektiğini düşünüyorum.
At first the dignitaries and the metropolitan Akakios accepted him with all solemnity as an emperor.
İlk olarak, yüksek rütbeliler ve metropolit Akakios onu bir imparator olarak onu tüm cömertlikleriyle kabul ettiler.
Here's the problem, bro… foreign dignitaries don't register their fingerprints with local law enforcement.
Problemde bu, kardeşim… yabancı devlet adamları parmak izlerini yerel devlet güçlerine kayıt ettirmezler.
Among the distinguished guests will be cabinet ministers,"church dignitaries, as well as members of malta's elite.
Seçkin konukların arasında bakanlar ve kilise ileri gelenleriyle Maltadan önemli kişiler de olacak.
Many in the country wonder why the post-communist Romanian leadership is made of many former communist dignitaries, and why the Securitate's archives are not fully accessible.
Ülkede pek çok insan, komünizm sonrası Romen yönetiminin neden çok sayıda eski komünist devlet adamından oluştuğu ve Securitate arşivlerine neden tam olarak erişilemediğini merak ediyor.
the Orthodox believers and the Serbian Orthodox Church dignitaries in the country.
Sırp Ortodoks Kilisesinin ileri gelenlerine en iyi dileklerini gönderdiler.
The parade in Iraklio, Crete, was also cancelled when protestors attacked dignitaries.
Giritin Heraklion( Kandiye) kentinde düzenlenen geçit de protostocuların devlet adamlarına saldırmaları üzerine iptal edildi.
Results: 80, Time: 0.1168

Top dictionary queries

English - Turkish