DISAPPEARANCES in Turkish translation

[ˌdisə'piərənsiz]
[ˌdisə'piərənsiz]
kaybolmalar
to disappear
to get lost
being lost
to fade away
vanish
ortadan kaybolmalar
kayıplar
loss
casualty
prodigal
long-lost
missing
lost
gone
disappeared
slipped
kaybolanlar
missing
disappearances
but
the people that disappeared
the boys that we lost
those
kaybolma
to disappear
to get lost
being lost
to fade away
vanish
ortadan kaybolmaların
kaybolmaları
to disappear
to get lost
being lost
to fade away
vanish
kayıp
loss
casualty
prodigal
long-lost
missing
lost
gone
disappeared
slipped
kayıpları
loss
casualty
prodigal
long-lost
missing
lost
gone
disappeared
slipped
kayboluş
disappearance
disappear
missing

Examples of using Disappearances in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
We're both investigating disappearances.
Her ikimiz de kaybolmaları inceliyoruz.
In other cities, as well. but we are receiving reports of… mass disappearances.
Ama diğer şehirlerden de toplu kaybolma haberleri alıyoruz.
There have been strange disappearances around that island over the years.
Yıllardan beri adanın etrafında garip kaybolmalar oluyor.
Like I said… disappearances happen.
Söylediğim gibi… ortadan kaybolmalar olur.
But what's odd is that there's nothing to connect these disappearances.
Burada garip olansa bu kayıpları birbirine bağlayacak hiçbir şeyin olmaması.
No. 12 disappearances around this place and nothing to go on.
Bu bölgede yaşanan 12. kayıp vakası ve hiçbir iz yok.
I guess that would explain all the unsolved murders and disappearances.
Bence bu ölümleri ve kaybolmaları açıklıyor.
I counted nine unexplained disappearances.
Toplamda tam 9 açıklanamamış kaybolma saydım.
There have been quite a few strange disappearances around that island over the years.
Yıllardan beri adanın etrafında garip kaybolmalar oluyor.
Wounded people, fights, disappearances, inexplicable deaths. Okay.
Yaralılar, dövüşler, kayıp insanlar, açıklanamayan ölümler. Tamam.
Detective mcgee started noticing the disappearances a year ago.
Dedektif McGee kayıpları fark etmeye bir yıl önce başladı.
These go back years-- disappearances never solved.
Bunlar yıllar öncesine kadar gidiyor. Kaybolmaları hiçbir zaman çözememişler.
Around that island over the years. There have been quite a few strange disappearances.
Yıllardan beri adanın etrafında garip kaybolmalar oluyor.
And a defiled tombstone still resides there. Mysterious disappearances.
Ve kirletilmiş bir mezar taşı hâlâ orada yer alıyor. Gizemli kaybolmalar.
Its all this renewed talk of disappearances.
Bu kaybolmaların tekrar gündeme gelmesi yüzünden oldu.
Disappearances happen in science-- disease can suddenly fade away, tumors go missing.
Bilimde, ortadan kaybolma olayları vardır… Hastalık aniden yok olur, tümörler kaybolur.
The women who search for their dead demand an answer from those responsible for the disappearances.
Kayıplarını arayan kadınlar… bu kayıplardan sorumlu kişilerden… bir cevap istiyor.
This place is literally the Bermuda Triangle of homicides, disappearances, and strange occurrences.
Burası tam anlamıyla; cinayetlerin, kaybolmaların ve tuhaf olayların Bermuda Şeytan Üçgeni.
However, when you look at unexplained homicides and disappearances, the number is 44.
Ama açıklanamayan cinayet ve kaybolmalara bakarsak bu sayı 44.
Major is responsible for the Chaos Killer disappearances and the Meat Cute killings.
Major, Kaos Katili kayıplarından ve Meat Cute cinayetlerinden sorumlu.
Results: 86, Time: 0.0692

Top dictionary queries

English - Turkish