DO ONE in Turkish translation

[dəʊ wʌn]
[dəʊ wʌn]
bir tane yap
to do one
to make one
yapacağın tek
all you have to do
birini yapın
birine gidip oyuncak ayı yaparız
bir tane yapmamız
to do one
to make one
yap tüm kaseyi boşalt birtane
bir tane alacağım birlikte yaparız
birer yapacağız

Examples of using Do one in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
I can do one and you can do the other.
Ben birini yaparım, sen diğerini yaparsın diye düşünmüştüm.
Do one more in the other nostril.
Diğer burun deliğinden de bir tane çek.
Come do one now.
Birkaç kez.- Gel şimdi kendin yap.
Ok, can I do one?
Tamam, bende bir tane yapabilir miyim?
So please, do one.
Lütfen birini yap.
Karen said we should only do one in the fringe, leave people wanting more.
Karen, Fringede sadece birinciyi yapıp, insanların kursağında bırakmamızı söyledi.
So let me do one.
Şimdi bir tane yapalım.
Do one, and then I will stop talking.
Bir kez yap, ben de konuşmayı bırakayım.
Let's do one thing.
Yapabileceğimiz tek şey var.
I-I can only do one.
Ben-ben sadece bir tane yapabilirim.
I just have to tell you that I'm gonna do one more thing.
Son bir iş daha yaptığımı sana söylemem gerekiyor… ve bu son olacak.
You promised me I only had to do one.
Sadece bir kez yapacağıma söz vermiştin.
You gotta do one or the other.
Ya birini yaparsın ya diğerini.
Because we can only do one.
Çünkü sadece bir tane yapabiliriz.
Let's do one, for good luck.
Nasıl yapacağını bir daha konuşalım.
You do one.
Sen bir kere yap.
Do one for us.
Bizim için birini yap.
All right, we gotta do one of these.
Tamam, bunlardan birini yapmalıyız.
Sir, do one thing.
Efendim, bir şey daha yap.
I can only do one thing at time.
Aynı anda sadece birini yapabilirim.
Results: 74, Time: 0.0525

Word-for-word translation

Top dictionary queries

English - Turkish