DOING RESEARCH in Turkish translation

['duːiŋ ri's3ːtʃ]
['duːiŋ ri's3ːtʃ]
araştırma yaptığını
araştırmaları yapıyor
doing research
she's been doing some research
araştırma işinde

Examples of using Doing research in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
You're not the only one doing research.
Araştırma yapan tek sen değilsin.
How much time did you spend doing research before you started writing?
Yazmaya başlamadan önce araştırma yaparak ne kadar zaman harcadın?
I'm still doing research and I'm still helping patients.
Hâlâ araştırma yapıyorum ve hastalara yardım ediyorum.
Doing research♪.
Araştırma yapıyor.
Doing research.
Down here doing research about how technology affects Third World cultures.
Araştırma yapıyorum. Teknolojinin üçüncü dünya kültürlerine etkisi hakkında.
When I'm not doing research or teaching, I enjoy taking the path less traveled.
Araştırma veya eğitim vermediğimde, pek gezilmemiş yerleri gezmeyi seviyorum.
This lady is doing research.
Bu hanım araştırma yapıyormuş. ne oluyor?
Oh, no, no. I'm just doing research.
Araştırma yapıyorum sadece. Hayır, hayır.
I understand you're currently doing research on stem cells?
Kök hücre hakkında araştırmalar yaptığınızı duydum?
Just doing research.
Araştırma yapıyorum.
I'm doing research on Sorcerers in this mansion.
Burada Büyücülerle ilgili araştırma yapıyorum.
That's great, but I can't spend my days off in the library doing research.
Harika, ama boş günlerimi kütüphanede araştırma yaparak geçiremem.
Demon fighting is important, but you, missy, are at home doing research.
Demon mücadele önemlidir, ancak, bayan, araştırma yapıyor evde.
I slept in after a late night doing research.
Gece geç vakitlere kadar araştırma yaparken uyuyakalmışım.
I worked doing research Altracorp in biological, division of renewable energy.
Altracorpta yenilenebilir enerjiler bölümünde biyolojik araştırmalar yaptım.
He's in Crystal Cove doing research for the latest"Dusk" movie.
Crystal Coveda son Dusk filmi için araştırma yapıyor.
She was already in San Diego doing research at the animal park.
Zaten, San Diego Hayvanat Bahçesinde araştırma yapıyordu.
Night guard doing research.
Gece bekçisi araştırma yapıyor.
If chemical weapons are banned, how come you guys are still doing research with them?
Kimyasal silahlar yasaksa nasıl hâlâ onlarla araştırma yapabiliyorsunuz?
Results: 101, Time: 0.0537

Word-for-word translation

Top dictionary queries

English - Turkish