DOOR OPENED in Turkish translation

[dɔːr 'əʊpənd]
[dɔːr 'əʊpənd]
kapıyı açık
door's open
gate's open
door is unlocked
the door's ajar
bir kapı açmak
a door opened
kapısı açılana

Examples of using Door opened in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
I advised Tom to not leave his door opened.
Toma kapısını açık bırakmamasını tavsiye ettim.
The cabin door opened and a woman emerged from the darkness.
Kulübenin kapısı açıktı. Ve karanlıkta duran bir kadın belirdi.
I see a black car. The door opened.
Kapısı açık, siyah bir araba görüyorum.
A door opened, and something came through.
Kapı açılmış ve bir şey içeriye girmişti.
The front door opened.
both hands on the steering wheel, leave the door opened.
Ellerini direksiyonda tut, kapılar açık kalacak.
The door opened.-How?
Nasıl düştün? Açıldı kapı.
How?-The door opened.
Nasıl düştün? Açıldı kapı.
What the hell?-Door opened.
Ne? -Kapı açıldı.
Finally the door opened and I was allowed to come out… in the light.
Sonunda kapı açıldı ve dışarı çıkmama izin verildi… Işığa.
Look, suddenly we need a door opened, or a computer hacked.
Bak, aniden bir kapı açmak gerekir, ya da bilgisayara girmek.
A door opened and I went through it.
Bir kapı açıldı ve ben de geçtim.
This door opened in my head.
Kafamda bir kapı açıldı.
A door opened.
Bir kapı açıldı.
A door opened, it was David.
Bir kapı açıldı, Daviddi.
The door opened, and the first thing he saw was the beloved wife Desiree.
Kapı açılıyor ve ilk gördüğü şey sevgili Desireesi.
And then the door opened, and there he stood.
Sonra kapıyı açtı ve karşıma dikildi.
Mr. Brody, I need the door opened now!
Bay Brody, bu kapının açılmasını istiyorum hemen!
Okay, so the door opened by itself?
Peki odanın kapısı kendiliğinden mi açıldı?
The door opened, so it suffices.
Kapı açıldıya, bana yeter.
Results: 157, Time: 0.0512

Word-for-word translation

Top dictionary queries

English - Turkish