DRILLED in Turkish translation

[drild]
[drild]
deldi
drilling
piercing
to puncture
sondaj
drill
the rig
sounding
probe
oil-drilling
delmek
drilling
piercing
to puncture
delmesiyle
drilling
piercing
to puncture

Examples of using Drilled in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Is that where your father drilled?
Burası babanın sondaj yaptığı yer mi?
Drilled some holes in the blade, pack it with sawdust.
Bıçağa delikler delip talaşla kaplarsan.
You're so ready to be drilled.
Eğitime hazırsın artık.
You're not the one who drilled into my head.
Kafama delik açan sen değildin.
Drilled right through this one.
Bunu direkt matkapla delmiş.
We got the wrong location and drilled in the wrong place.
Konumu hatalı belirleyip yanlış yeri kazdık.
Dentist drilled a guy to death.
Dişçi adamı ölümüne oymuş.
Drilled the water wells.
Su kuyuları kazdılar.
Exploration started on July 19, 1966, when Ocean Traveller drilled its first hole.
Keşif, ilk kuyunun Ocean Traveler sondaj kulesi ile açıldığı 19 Temmuz 1966da başladı.
realized it had been drilled into the rock for some reason.
bir sebepten dolayı kayanın delinmiş olduğunu anladım.
one of the most important discoveries was made when the crew drilled 17 holes at 10 different locations along an oceanic ridge between South America and Africa.
Afrika arasındaki okyanus sırtı boyunca 10 farklı bölgesinden 17 sondaj yapılmasıyla gelmiştir. Elde edilen çekirdek numuneleri, çatlak bölgelerinde kıtasal sürüklenme ve deniz tabanı yenilenmesi için güçlü bir kanıt sağlamıştır.
Look, I know the drill, all right?
Bak, raconu biliyorum, tamam mı?
I can see sοmeοne drilling.
Birinin matkap kullandığını görebiliyorum.
All right, you know the drill. 30 seconds, you die.
Pekala, talimatları biliyorsun. 30 saniye, ölürsün.
Y'all run some drills.
Siz biraz matkap koşusu yapın.
He builds drills, he's an engineer.
Matkap yapıyor, kendisi mühendis.
It sounds more like drilling.
Matkap sesine benziyor.
Okay, people, you know the drill, swift, but safe!
Tamam, millet, prosedürü biliyorsunuz, çabuk ama tedbirli!
Do you know if anybody's doing any drilling or blasting or anything like that?
Birileri kazı yapıyor mu veya dinamit patlatıyor mu… biliyor musunuz?
I want you all out in the street in ten minutes for drill.
Hepinizin on dakika içinde talim için sokakta olmanızı istiyorum.
Results: 42, Time: 0.0612

Top dictionary queries

English - Turkish