DRUGGING in Turkish translation

['drʌgiŋ]
['drʌgiŋ]
uyuşturucu
drug
numbing
sedate
doping
ilaç
medicine
drug
medication
cure
pills
uyuşturucu kullanmak
drugs
druggie
uyuşturursak
uyuşturmak
drug
numbing
sedate
doping
uyuşturduğumuzu
drug
numbing
sedate
doping
uyuşturup
drug
numbing
sedate
doping

Examples of using Drugging in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Drinking? Drugging? Our last relationship?
İçki, uyuşturucu ya da son ilişkimiz?
Was he trying to prove that Vega was drinking and drugging?
Veganın içki ve uyuştucu kullandığını kanıtlamaya mı çalışıyordu?
Think I want somebody drugging my people or my customers?
Birinin adamlarıma veya müşterilerime uyuşturucu vermesini ister miyim sanıyorsun?
Drugging those housewives?
Ev kadınlarını uyuşturmak mı?
You mean like drugging one of our agents?
Ajanlarımızdan birini bayıltmak gibi mi?
College guys who wouldn't think twice about drugging her.
Ona uyuşturucu vermeyi iki kez düşünmeyen üniversite öğrencileri.
Drugging whoever Cyril boxed?
Cyrilın rakiplerini uyuşturuyor muydun?
And you. Next time you think about drugging your friends, don't do it.
Sen de bir dahaki sefere arkadaşlarına uyuşturucu vermeden iyi düşün.
While drugging the farmer's cat, Dragon.
Çiftçinin kedisini uyutmaya çalışırken, Dragonu.
No more drinking, no more drugging.
İçki içmek yok, uyuşturucu yok.
He also takes pictures after drugging the victim.
Kurbanı uyuttuktan sonra resim de çekmiş.
No drinking, no drugging? Yeah, sure.
Evet, tabi.- İçki yok, uyuşturucu yok.
How about I start drinking and drugging again?
Tekrar içmeye ve uyuşturucu kullanmaya başlasam?
Yeah, sure. no drinking, no drugging?
Evet, tabi.- İçki yok, uyuşturucu yok?
She gave it up in the police car: drugging you, planting the worm.
Polis aracında itiraf etmiş: sana hap vermiş, solucanı yerleştirmiş.
Killed today… while drugging the farmer's cat, Dragon.
Öldü… çiftçinin kedisini uyutmaya çalışırken, Dragonu.
Don't do it. Next time you think about drugging your friends, And you.
Sen de bir dahaki sefere arkadaşlarına uyuşturucu vermeden iyi düşün.
There are laws against drugging people.
Kullandırmakla ilgili kanunlar var. İnsanlara zorla uyuşturucu.
And I had a problem with it I was drinking and drugging because I was an alcoholic
Sorun yaşadığım içindi. Alkolik ve uyuşturucu bağımlısı olduğum için
We start drugging kids with A.D.D.,
Çocuklara dikkat eksikliği için ilaç vemeye başladık,
Results: 79, Time: 0.0784

Top dictionary queries

English - Turkish