ELECTROMAGNETIC in Turkish translation

[iˌlektrəʊmæg'netik]
[iˌlektrəʊmæg'netik]
elektromanyetik
electromagnetic
electro-magnetic
EM
EMP
E.M.
of electromagnetism
electro-mag
elektro manyetik
electromagnetic
electro-magnetic
electro-mag
elektro-manyetik
electromagnetic
electro-magnetic
electro-mag

Examples of using Electromagnetic in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Radiation to break the V-9 bonds. Nora, we're gonna use the satellites' electromagnetic.
Nora, V-9un bağlarını kırmak için uydunun elektromanyetik dalgalarını kullanacağız.
Sir, we have been hit with multiple electromagnetic pulses.
Efendim, birden çok elekro- manyetik atışla vurulduk.
Screen ruptured, operation aborted target momentarily caught in electromagnetic photon cage.
Hedef bi̇r anliğina elektromanyeti̇k foton kafesi̇yle yakalanir.
I mean, they have a structural form in a specific electromagnetic frequency.
Yani belirli bir frekanstaki elektromanyetik dalga yapısındalar.
I think they're using the satellite dishes on the tops of the buildings… to direct and amplify the electromagnetic energy.
Sanırım elektro manyetik enerjiyi güçlendirip yönlendirmek için çatılardaki çanak antenleri kullanıyorlar.
Instead of electromagnetic energy, Prospero has infused the atmosphere with electromagic energy rewriting the laws of physics.
Elektro manyetik enerji yerine Prospero, atmosferi, fizik yasalarını yeniden yazan elektro-büyülü enerji ile doldurdu.
This research became the science of particle physics, the crown jewel of which is the standard model of particle physics which describes the strong, weak, and electromagnetic forces.
Bu araştırmalar parçacık fiziğinin standart modeli olan güçlü ve zayıf elektro manyetik kuvvetleri açıklayan bir bilim haline geldi.
Electromagnetic fields produced from other sources will affect the motion of an electron according to the Lorentz force law.
Diğer kaynaklar tarafından oluşturulan manyetik alanlar, Lorentz kuvveti kanunu gereğince elektronların hareketlerini etkilerler.
So the electromagnetic and weak forces are described by this pattern of particle charges in two-dimensional space.
Bu yüzden elektromagnetik ve zayıf kuvvetler bu iki boyutlu uzaydaki yüklü parçacıkların deseni ile tanımlanır.
The first mathematical analysis of electromagnetic waves in a metal cylinder was performed by Lord Rayleigh in 1897.
İçi boş bir metal silindir içerisinde elektromayetik dalgaların ilerleme şekillerinin matematiksel analizleri ilk kez 1897 yılında Lord Rayleigh tarafından yapılmıştır.
The finite integration technique(FIT) is a spatial discretization scheme to numerically solve electromagnetic field problems in time
Belirli integral tekniği elektrik alan problemlerini zaman ve frekans aralığında sayısal
Similarly an electromagnetic ratchet mechanism can be used with a linear screw actuator so that the drive system lifting a load will lock in position when power to the actuator is turned off.
Benzer olarak bir elektromıknatıssal mandal mekanizması çizgisel devindiricinin sürücü sistemi bir yükü kaldırdığı zaman bulunduğu konumda kilitleyerek konumunu korur.
The speed of physical changes in a gravitational or electromagnetic field should not be confused with"changes" in the behavior of static fields that are due to pure observer-effects.
Yerçekimsel ya da elektromagnetik alandaki fiziksel değişikliklerin hızı, sadece saf gözlemci etkilerinden kaynaklanan durgun alan davranışlarındaki değişikliklerle karıştırılmamalıdır.
Without intervening matter capable of electromagnetic transitions, the spark will be invisible see vacuum arc.
Karışan madde dışında elektromanyetizma geçişlerinin yeteneği, kıvılcım görünmez olabilir vakum arkı görün.
In such electromagnetic experiments, the power can be applied at frequencies of several megahertz, unlike PZT stack actuators where frequency is limited to tens of kilohertz.
Bu tür deneylerde, kilohertzlerle sınırlı PZT yığın aktüatörlerinden farklı olarak güç çeşitli megahertz frekanslarında uygulanabilir.
If Mulder were here, I would imagine he would talk about… research linking electromagnetic fluctuations to levitation… poltergeist activity… ghost sightings.
Eğer Mulder buraya olsaydı, elektromagnetik dalgalanmaları havada asılı duran, kendinden hareket eden neslere, hayalet görmelerine bağladığını hayal edebiliyorum.
Cisco, see if the devices in his ears are generating any low level electromagnetic pulses.
Cisco, bak bakalım kulaklarında ki alet düşük seviye manyetik titreşim yapıyor mu.
Therefore, these particle-like properties of X-rays, such as their ionization of gases, caused William Henry Bragg to argue in 1907 that X-rays were not electromagnetic radiation.
Bundan dolayı, X-ışınlarının gazları iyonlaştırma gibi tanecik özellikleri, William Henry Braggın 1907de X-ışınlarının elektromanyetik dalga olmadığı yönünde iddialarda bulunmasına neden olmuştur.
nuclear form into kinetic energy, acoustic energy, and electromagnetic radiation.
kinetik enerji, akustik enerji ve elektromagnetik ışınım biçimlerine çevirir.
Besides visible light, stars also emit forms of electromagnetic radiation that are invisible to the human eye.
Görünür ışığın yanı sıra yıldızlar insan gözünün göremediği elektromıknatıssal ışınım türleri de yayar.
Results: 1554, Time: 0.0634

Top dictionary queries

English - Turkish