ELECTROMAGNETIC WAVES in Turkish translation

[iˌlektrəʊmæg'netik weivz]
[iˌlektrəʊmæg'netik weivz]
elektromanyetik dalgalar
electromagnetic wave
electromagnetic pulse
the electromagnetic wavelength
elektromanyetik dalgaları
electromagnetic wave
electromagnetic pulse
the electromagnetic wavelength
elektromanyetik dalgaların
electromagnetic wave
electromagnetic pulse
the electromagnetic wavelength
elektromanyetik dalgalara
electromagnetic wave
electromagnetic pulse
the electromagnetic wavelength

Examples of using Electromagnetic waves in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Similarly, electric currents occur, particularly in the surface, of conductors exposed to electromagnetic waves.
Benzer şekilde, elektrik akımının iletkenin özellikle yüzeyinde gerçekleşmesi elektromanyetik dalgalara maruz kalmasından dolayıdır.
A charged particle which experiences acceleration is known to emit electromagnetic waves, i.e., to lose energy.
Bir yüklü parçacığın ivmelenerek, yani, enerji kaybederek elektromanyetik dalgalar yaydığı bilinmektedir.
The first antennas were built in 1888 by German physicist Heinrich Hertz in his pioneering experiments to prove the existence of electromagnetic waves predicted by the theory of James Clerk Maxwell.
İlk anten örneklerinin Heinrich Hertz tarafından 1888 yılında James Clerk Maxwellin teorisini olan elektromanyetik dalgaların varlığını kanılamak amacıyla yapıldığı bilinmektedir.
Therefore, these equations allow self-sustaining"electromagnetic waves" to travel through empty space see electromagnetic wave equation.
Bu yüzden, bu denklemler kendini idame ettiren“ elektromanyetik dalgalara” boşluk boyunca yolculuk etmelerine izin vermektedir.
Whatever was down there was emitting electromagnetic waves that have a profound effect on the human body.
Oradaki şey her ne ise insan vücudunda büyük etkisi olan elektromanyetik dalgalar yaydığı kesin.
which show that electromagnetic waves propagate in a vacuum at the speed of light.
boşlukta yayılan elektromanyetik dalgaların varlığını ortaya koymasıdır.
Electromagnetic waves, I would say that our days were numbered… Well, uh, it's hard to calculate that precisely, but, based on the increased frequency of transit.
Tam olarak hesaplamak zor… ama geçiş frekanslarına, elektromanyetik dalgalara bakacak olursak… günlerimiz sayılı derim.
While mechanical waves can be both transverse and longitudinal, all electromagnetic waves are transverse in free space.
Mekanik dalgalar enine ve boyuna olabilirken, bütün elektromanyetik dalgalar eninedir.
A phone uses electromagnetic waves to send your voice all around the world. Enlighten me.
Telefon, tüm dünyaya sesini göndermek için elektromanyetik dalgalar kullanır. Aydınlat beni.
Enlighten me.- A phone uses electromagnetic waves to send your voice all around the world.
Telefon, tüm dünyaya sesini göndermek için elektromanyetik dalgalar kullanır. Aydınlat beni.
For instance, our historical understanding about sound,"light" and heat have been reduced to wave compressions and rarefactions, electromagnetic waves, and molecular kinetic energy, respectively.
Mesela, ışık, ses ve ısı ile ilgili geçmişte anladıklarımız bugün sırasıyla dalga sıkışmaları ve seyrelmeleri, elektromanyetik dalgalar ve moleküler kinetik enerji olarak azaltılmıştır.
Now, over here you see the electromagnetic waves of my brain… sending that indicator up about halfway.
Şimdi, burada beynimin elektromanyetik dalgalarının bu göstergeyi yarıya kadar kaldırdığını görüyorsunuz.
Between 1910 and 1929 he wrote several papers on his version of a kinetic theory of gravitation, based on some sort of electromagnetic waves.
Yılları arasında, bazı elektromanyetik dalga çeşitleri üzerine temellenmiş yerçekiminin kinetik teorisi üzerine çeşitli yazılar kaleme aldı.
Sending that indicator up about halfway. Now, over here you see the electromagnetic waves of my brain….
Şimdi, burada beynimin elektromanyetik dalgalarının… bu göstergeyi yarıya kadar kaldırdığını görüyorsunuz.
Now, over here you see sending that indicator up about halfway. the electromagnetic waves of my brain.
Şimdi, burada beynimin elektromanyetik dalgalarının… bu göstergeyi yarıya kadar kaldırdığını görüyorsunuz.
The electromagnetic waves of my brain Now, over here you see sending that indicator up about halfway.
Şimdi, burada beynimin elektromanyetik dalgalarının… bu göstergeyi yarıya kadar kaldırdığını görüyorsunuz.
Electromagnetic waves?
Elektromanyetik dalgalar?
Electromagnetic waves detected.
Elektromanyetik dalgalar saptandı.
BRAI-like electromagnetic waves detected.
BRAI benzeri elektromanyetik dalgalar var.
The electromagnetic waves are decreasing.
Elektromanyetik dalgalar azalıyor.
Results: 264, Time: 0.0409

Word-for-word translation

Top dictionary queries

English - Turkish