EXTENSIVELY in Turkish translation

[ik'stensivli]
[ik'stensivli]
yaygın olarak
commonly
widely
extensively
widespread
kapsamlı bir şekilde
yaygın bir şekilde
geniş ölçüde
geniş bir şekilde
olarak
and
exactly
consider
uzun
long
tall
have
time
quite
lengthy
detaylı olarak
ayrıntılı şekilde

Examples of using Extensively in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Montmorillonite clays have been extensively used in catalytic processes.
Montmorillonit killer yaygın katalitik işlemlerde kullanılmıştır.
Extensively, Your Honor.
Kapsamlı şekilde Sayın Yargıç.
She traveled extensively because of her work.
İşi yüzünden, çok sık seyahat ederdi.
I was interviewed extensively.
Benimle kapsamlı olarak görüşüldü.
Extensively used by the Dhaka Metropolitan Police SWAT.
Yoğun olarak Dakka Şehir Polisi SWAT tarafından kullanılır.
Linux is used extensively on servers in businesses, and has been for a long time.
Linux kapsamlı olarak uzun zamandır işletmelerdeki sunucularda kullanılmaktadır.
She was burned so extensively that her children no longer recognized her.
O kadar yoğun yandı ki çocukları onu artık tanımadı.
We trained extensively in one G.
Gde kapsamlı şekilde eğitim aldık.
I have studied them extensively.
Onları derinlemesine inceledim.
People do not expect a beggar to quote extensively from Shakespeare.
İnsanlar Shakespeareden sık sık alıntı yapan bir dilenci beklemezler.
Anybody was so extensively repaired. I didn't know any subject.
Bu kadar kapsamlı onarım yapılan bir denek… bir insan, olduğunu bilmiyordum.
Extensively. The man we captured was questioned.
Ele geçirdiğimiz adam çok yoğun bir şekilde… sorgulandı.
Christopher Mabbutt next door is of interest to us because he travels extensively on the continent.
Bitişikteki Christopher Mabbutt sık sık Avrupaya gittiği için ilgimizi çekti.
I explored there extensively in the off-limits areas and fell in love right away.
Orayı geniş olarak inceledim yasak alanların içinde ve hemen aşık oldum.
Blackwood quotes him extensively.
Blackwood, ondan birçok alıntı yapıyor.
Her phone records indicate that talia Used the internet extensively.
Telefon kayıtlarına göre Talia interneti çokca kullanmış.
Physicians and other survivors of the epidemic wrote extensively about it trying to learn from the crisis.
Doktorlar ve salgından kurtulanlar krizi anlayabilmek için geniş kapsamlı yazılar yazdılar.
Yeah, I have read extensively on the grave digger.
Evet, Mezarcıyı kapsamlı şekilde okudum.
Let's do it extensively and hard!
Uzatılmış ve sert bir şekilde yapalım!
Shubho Da, we have delayed the decision extensively.
Shubho Da, karar vermede çok geciktik.
Results: 168, Time: 0.0792

Top dictionary queries

English - Turkish