EYE SHADOW in Turkish translation

[ai 'ʃædəʊ]
[ai 'ʃædəʊ]
göz farını

Examples of using Eye shadow in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
And with that eye shadow, I am totally screwed, aren't I?
Tamamen köşeye sıkıştım, değil mi? Ayrıca far.
You know, eye shadow, mascara… lipstick, rouge.
Ruj. Bilirsiniz, far, maskara.
I can cover the purple with some green eye shadow.
Morluğu biraz yeşil farla kapatabilirim.
And eye shadow and shit. Ain't about no silly laugh, or wearing black.
Hemen hemen hiç aptalca gülmedim… siyah giymedim, göz farı falan sürmedim.
Or wearing black, and eye shadow and shit. Ain't about no silly laugh.
Hemen hemen hiç aptalca gülmedim… siyah giymedim, göz farı falan sürmedim.
And probably eye shadow to transfer the thumbprint. She used a study light for the depression.
Çöküntü için muhtemelen çalışma ışığını kullandı… başparmak izi için de büyük ihtimal göz farı kullandı.
She used a study light for the depression and probably eye shadow to transfer the thumbprint.
Çöküntü için muhtemelen çalışma ışığını kullandı… başparmak izi için de büyük ihtimal göz farı kullandı.
That needs your vapid mush to flog it. There must be a moisturiser or an eye shadow somewhere.
Bir yerlerde o ruhsuz suratına süreceğin… nemlendirici veya göz farı falan vardır.
There must be a moisturiser or an eye shadow somewhere that needs your vapid mush to flog it.
Yavan lapanı kamçılamak için nemlendirici ya da göz farı vardır muhakkak.
There must be a moisturiser or an eye shadow somewhere that needs your vapid mush to flog it.
Bir yerlerde o ruhsuz suratına süreceğin nemlendirici veya göz farı vardır muhakkak.
In the meantime, we can go pick out an eye shadow and lip tint for him.
Bırakalım da maske kurusun. Bu arada, biz de göz farı ve ruj seçelim.
Just because I don't have purple eye shadow and spiky hair doesn't mean I'm not a strong, independent woman, okay?
Sırf göz farlarımın mor olmaması ve saçlarımın diken diken olmaması güçsüz ve bağımsız bir kadın olmadığım anlamına gelmez, tamam mı?
Doesn't mean I'm not a strong, independent woman, okay? Just because I don't have purple eye shadow and spiky hair?
Sırf göz farlarımın mor olmaması ve saçlarımın diken diken olmaması… güçsüz ve bağımsız bir kadın olmadığım anlamına gelmez, tamam mı?
Pretty white girl living in suburbia whose biggest concern is"finding an eye shadow that doesn't totally wash her out.
Banliyöde yaşayan ve tek derdi kendine yakışan bir göz farı bulmak olan hoş, beyaz bir kızsın sonuçta.
Eye shadow palette.
Göz farı paleti.
This is eye shadow.
Bu göz farı.
An eye shadow palette.
Göz farı paleti.
Eye shadow and Vaseline.
Göz farı ve vazelin.
Eyeliner, eye shadow, lipstick.
Göz kalemi, göz farı, ruj.
I love your eye shadow.
Göz farına bayıldım.
Results: 251, Time: 0.039

Word-for-word translation

Top dictionary queries

English - Turkish