HIS SHADOW in Turkish translation

[hiz 'ʃædəʊ]
[hiz 'ʃædəʊ]
onun gölgesini
onun gölgesi
onun gölgesinden

Examples of using His shadow in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
About a young brave who got scared of his shadow… and ran away from it.
Kendi gölgesinden korkan ve ondan kaçan… Cesur bir genç adam hakkında.
Will Phil come out and see his shadow?
Acaba Phil ortaya çıkıp da kendi gölgesini görecek mi?
His shadow hits you. His dad's a famous writer,
Kurtulamıyor onun gölgesinden/ Babasıda ünlü bir yazar ha,
His dad's a famous writer, so wherever you go his shadow hits you.
Kurtulamıyor onun gölgesinden/ Babasıda ünlü bir yazar ha, Bu yüzden nereye giderse gisin.
Who ran away from his shadow, remember? You told me a story about an Indian?
Bana kendi gölgesinden kaçan kızılderili hakkında bir hikaye anlatmıştın, hatırladın mı?
You told me a story about an Indian who ran away from his shadow, remember?
Bana kendi gölgesinden kaçan kızılderili hakkında bir hikaye anlatmıştın, hatırladın mı?
and I am but his shadow now.
Ama şimdi onun gölgesi gibiyim.
You know, my grandfather told me a story once… About a young brave who got scared of his shadow… and ran away from it.
Bilirsin, büyükbabam bir hikaye anlatmıştı… Cesur bir genç adam hakkında. Kendi gölgesinden korkan ve ondan kaçan.
February 2nd… if the groundhog wakes and sees his shadow… we have got six more weeks of winter.
2 Şubatta… eğer dağsıçanı uyanıp kendi gölgesini görürse, kış 6 hafta daha devam edecek.
tomorrow, February 2… If the groundhog sees his shadow, we will have six more weeks of winter.
2 Şubatta… köstebek uyanır ve gölgesini görürse… altı hafta daha kış olacak demektir.
Even his shadow!
Gölgesi bile!
See his shadow?
Gölgesini gördün mü?
See his shadow?
Gölgesini görüyor musun?
He controls his shadow.
O, gölgesini kontrol edebiliyor.
I'm just his shadow.
Ben sadece onun gölgesiyim.
I exist in his shadow.
Ben onun gölgesinde varım.
Fucker better see his shadow.
Puşt gölgesini görse iyi eder.
I have seen his shadow.
Ben de gölgesini gördüm.
His shadow always chasing him.
Gölgesi hep peşinde.
His shadow is 46 centimetres.
Gölgesi 46 cm.
Results: 826, Time: 0.0408

Word-for-word translation

Top dictionary queries

English - Turkish