EYE VIEW in Turkish translation

[ai vjuː]
[ai vjuː]
bakışı
look
see
glance
view
glimpse
stare
vision
eyes
gaze
perspective
bakışımız
look
see
glance
view
glimpse
stare
vision
eyes
gaze
perspective
bakışına
look
see
glance
view
glimpse
stare
vision
eyes
gaze
perspective

Examples of using Eye view in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
But if you can see this image[of the network] from a bird's eye view, you can appreciate that there's something very different about nodes A and B.
Oysa bu ağın resmini kuş bakışı açısından görebilseniz A ve B noktalarının arasında bir şeyin çok farklı olduğunu keşfedeceksiniz keşfedeceksiniz.
To capture an eagle's-eye view of such a dramatic flight would take a more extreme approach.
Bir kartalın bakış açısından böylesi bir uçuşu yakalamak için daha ekstrem bir yaklaşım gerekir.
fish eagles as we experience a bird's-eye view of Africa.
uçup Afrikayı da bir kuşun gözünden seyredeceğiz.
For a moment, the crew get an uncomfortably close seal's eye view of this remarkable hunting strategy.
Bir anlığına, ekip müthiş avlanma stratejisini fokun gözünden görmenin rahatsızlığını yaşıyor.
Think you might find a military satellite to give us a bird's-eye view of the Beltway?
Bir tane askeri uydu buldun diyelim bu bize Beltwayin kuş bakışı görüntüsünü verebilecek mi?
as well as the focus when I'm talking about any organisms that cause acute infectious disease, is to think about the problem from a germ's point of view, germ's-eye view.
aslında akut enfeksiyon hastalıklarına neden olan tüm organizmalardan bahsederken sorunu mikrobun bakış açısından değerlendirmekte fayda var. Mikrobun bakış açısı.
calling it"superbly written and directed, often a literal child's-eye view of education, the first Simpsons episode proper is a classic.
geneld eğitimin abartsız bir şekilde çocuğun gözünden bakışı, ilk Simpsonlar bölümü tam bir klasik.
With Bird's Eye views, many details such as signs,
Kuş Bakışı manzarası ile bu tür işaretler,
God's-eye view, Gary.
Tanrının gözü Gary.
Bird's-eye view would help.
Kuş bakışı görüntü iyi olurdu.
What do you mean God's eye view?
Tanrının gözünden demekle neyi kastediyorsun?
Gonna get a bird's-eye view.
Kuş bakışı bakacağım.
Bird's-eye view of the toilet and shower.
Tuvaleti ve duşu kuş bakışı izliyormuş.
Think of the kind of bird's-eye view.
Her şeyi kuş bakışı görüyor gibi.
Cybernetics was a computer's-eye view of the world.
Sibernetik, esasında dünyayı bilgisayarların bakış açısından görüyordu.
What do you mean, God's-eye view? What?
Tanrının gözünden demekle neyi kastediyorsun?
Let's get a chump's-eye view of her.
Ona alıcı gözüyle bakalım bir.
Jerome wants him to have a bird's-eye view.
Jerome, onun her şeyi kuş bakışı izlemesini istiyor.
A bird's-eye view. Jerome wants him to have.
Jerome, onun her şeyi kuş bakışı izlemesini istiyor.
We have got a bird's eye view of the whole place.
Her yeri kuş bakışı görüyoruz.
Results: 212, Time: 0.0437

Word-for-word translation

Top dictionary queries

English - Turkish