FAILING in Turkish translation

['feiliŋ]
['feiliŋ]
başarısız
success
achievement
accomplishment
prosperity
successful
to succeed
feat
excellence
çöküyor
is collapsing
are failing
crashing
is
is falling
is crashing
is crumbling
is breaking down
it's coming down
bozuluyor
breaks down
are failing
is deteriorating
have failed
's falling apart
aksayan
basarisiz
success
uğrattığınız
başarısızlık
success
achievement
accomplishment
prosperity
successful
to succeed
feat
excellence
başarısızlığı
success
achievement
accomplishment
prosperity
successful
to succeed
feat
excellence
başarısızlığın
success
achievement
accomplishment
prosperity
successful
to succeed
feat
excellence
aksıyor

Examples of using Failing in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Are numbered, sheriff. Your days of failing this town over and over again.
Bu kasabayı defalarca uğrattığınız günler sona eriyor Şerif.
Power systems failing.
Güç sistemleri bozuluyor.
But his kidneys are failing. No.
Hayır, ama böbrekleri iflas ediyor.
engines failing.
motorlarınız çöküyor.
Your true mistake was not failing to find the answer.
En büyük hatan, cevabi bulmada basarisiz olman degildi.
Autopilot… failing? Oh,?
Otomatik pilot… arızalanmış?
Congratulations, Greg, on failing upwards.
Daha fazla başarısızlık için tebrikler, Greg.
Are numbered, sheriff. over and over again Your days of failing this town.
Bu kasabayı defalarca uğrattığınız günler sona eriyor Şerif.
No. His heart is failing.
Hayır. Kalbi iflas ediyor.
Emergency power's failing.
Acil durum gücü bozuluyor.
Structural-integrity fields failing.
Yapısal bütünlük alanları çöküyor.
Then you feel bad about failing.
Ve sende başarısızlık için kendini kötü hissettin.
This wasn't Greg failing.
Gregin başarısızlığı değildi bu.
My shop is failing.
Terlik dükkanım iflas ediyor.
Structural integrity failing.
Yapısal bütünlük çöküyor.
Drift alignment failing.
Sürüklenme uyumu bozuluyor.
A failing in my personal life was being used against me.
Şahsi hayatındaki başarısızlık bana karşı kullanılıyordu.
I'm not having you use me as an excuse for failing.
Başarısızlığın için beni bahane etmene izin vermeyeceğim.
No, we can't risk failing.
Hayır, başarısızlığı göze alamayız.
My liver is failing now.
Karaciğerim şu an iflas ediyor.
Results: 462, Time: 0.084

Top dictionary queries

English - Turkish