FLAMING in Turkish translation

['fleimiŋ]
['fleimiŋ]
alevli
flame
fire
blaze
burn
ignites
catch
yanan
burning
flaming
on fire
lit
blazing
burned down
smoldering
burned-out
combusted
ateşli
fire
shoot
fever
flame
hot
heat
the firing
the shot
flaming
alevlenen
ateş
fire
shoot
fever
flame
hot
heat
the firing
the shot
alev
flame
fire
blaze
burn
ignites
catch

Examples of using Flaming in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Hall keeps getting banned from them… for flaming the anti-Shayera posters.
Hall hepsinden uzaklaştırılmış… Shayera karşıtı yazarlara ateş püskürdüğü için.
I think revenge is a dish best served flaming.
Bence intikam en iyi alevliyken ikram edilecek bir yemek.
Why don't we all do some flaming Sambucas?
Neden hepimiz de Alevlendirilmiş Sambuca almıyoruz?
Once they lose their flaming ability, they become completely defenseless and.
Bir kez alevlenme becerilerini kaybettiler mi tamamen savunmasız hale gelirler ve.
Yeah, flaming pig intestines.
Evet. Ateşte domuz bağırsağı.
A regiment of angels with flaming swords could not keep order.
Ateşten kılıçları olan melekler bile onları yola getiremiyor.
Miscavige was brilliant at flaming people's fears, and building up their egos.
Miscavige, insanların korkularını alevlendirmede ve egolarını yükseltmede çok başarılıydı.
For those two, it will be heaven or flaming hell.
Bu ikisi ya cennette olacaklar, ya da cehennem ateşinde.
Fill me with flaming desire.
Sar beni tutku aleviyle.
Thrill me with flaming desire.
Coştur beni tutku aleviyle.
When flaming heavens together roll.
Gökler yandığında alevler içinde.
First up was a test of our cars' acceleration against a flaming arrow.
İlk müsabakamız yanan oka karşı… araçlarımızın hızlanma testiydi.
The Flaming Sword is Azrael's blade.
Yanan kılıç, Azrailin bıçağı.
Let's blow this flaming tree house!
Alev alev yanan bu ağaç eve gidelim!
It's the same set of rules that has your boys falling out of the sky in flaming coffins.
Çocukların yanan tabutların içinde düşerken de aynı kurallar geçerli.
No-one said anything about flaming aliens in the contract!
Kontrat yaparken kimse kızgın uzaylılardan bahsetmemişti!
You the guy in the flaming car, Sergeant James?
Yanan arabadaki sen miydin, Çavuş James?
Cheetos flaming' hot crunchy snacks are dangerously cheesy.
Cheetos flamin sıcak gevrek atıştırmalıkları tehlikeli derecede peynirli.
Flaming June is a painting by Sir Frederic Leighton, produced in 1895.
Haziran Alevi( Flaming June) 1895 yılında Sir Frederic Leighton tarafından yapılmış resim.
The flaming wrath of God.
Allahın yakıcı gazabı.
Results: 449, Time: 0.0741

Top dictionary queries

English - Turkish