Examples of using Alev in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Alev ateşinde, İntikam alacaksın.
Elbette Alev. Her genç kadın yanlış dürtünün kurbanı olabilir.
Söndürülmesi gereken dört alev… Kitapta böyle yazıyordu.
Binanın bu kısmında da çok fazla alev yok.
Bu, saçı alev kızıIı renginde olan beyefendiye gidecek.
Alev aldılar! Müthiş, adamım.
çıbanlar alev yağmurları çekirgeler ve karanlık çökmesini bekleyebiliriz.
Küçük kavgacı alev, ha?
Bundan dolayı mı boynunda fazladan küçük alev dövmeleri var?
güneş alev alır.
Taekkyeon: Alev Kasırgası Kılıcı!
Göz yaşlarım yanaklarımdan süzülür, gözlerim alev kızılı.
Seni söndürürsem ey alev hizmetkarı.
Git, Neddy!- Alev alıyorum, çocuklar!
Buhar alev alabilir.
Alev spreyi! Gidelim, McGrath!
Scotty Barnhill yanıyordu ve dizlerine kadar alev içindeydi.
Alev Kasırgası Kılıcı!
Git, Neddy!- Alev alıyorum, çocuklar!
Yaparlar samba Alev alev gözlerle.