ALEV in English translation

flame
alev
ateş
ateşin
alevler
meşale
fire
ateş
yangın
ateşin
itfaiye
kovmak
alev
yangını
ateşle
atış
blaze
alev
çılgın bir ateş
yangın
ateş
yangını
cehennem
yakıp kavuran
çılgın alevli cehennemi
burn
yanık
yakın
yanar
yakacak
yanan
ateş
yanıp kül
yak
yanma
yakalım
alev
ignites
ateşle
tutuşturabilir
ateşe
yak
ateşleyin
alev
catch
yakalayın
yakalamak
bityeniği
yakalayana kadar
av
yakalarım
yetişmem
yeniği
flames
alev
ateş
ateşin
alevler
meşale
flaming
alev
ateş
ateşin
alevler
meşale
fires
ateş
yangın
ateşin
itfaiye
kovmak
alev
yangını
ateşle
atış
blazing
alev
çılgın bir ateş
yangın
ateş
yangını
cehennem
yakıp kavuran
çılgın alevli cehennemi
fired
ateş
yangın
ateşin
itfaiye
kovmak
alev
yangını
ateşle
atış
burning
yanık
yakın
yanar
yakacak
yanan
ateş
yanıp kül
yak
yanma
yakalım
ignite
ateşle
tutuşturabilir
ateşe
yak
ateşleyin
alev

Examples of using Alev in Turkish and their translations into English

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Alev ateşinde, İntikam alacaksın.
Thou shall take vengeance. In flaming fire.
Elbette Alev. Her genç kadın yanlış dürtünün kurbanı olabilir.
Any young girl might follow the wrong impulse. Of course, Blaze.
Söndürülmesi gereken dört alev… Kitapta böyle yazıyordu.
Four flames that need to be extinguished. It's in the book.
Binanın bu kısmında da çok fazla alev yok.
This side of the building doesn't have many fires, either.
Bu, saçı alev kızıIı renginde olan beyefendiye gidecek.
It's for the gentleman with the blazing red hair.
Alev aldılar! Müthiş, adamım.
They got fired! It's cool, man.
çıbanlar alev yağmurları çekirgeler ve karanlık çökmesini bekleyebiliriz.
boils, Flaming hail. Locusts.
Küçük kavgacı alev, ha?
Scrappy little blaze, huh?
Bundan dolayı mı boynunda fazladan küçük alev dövmeleri var?
Is that why you got the extra little flames tattooed on your neck?
güneş alev alır.
the sun fires up.
Taekkyeon: Alev Kasırgası Kılıcı!
Taekkyon: Blazing Cyclone Blade!
Göz yaşlarım yanaklarımdan süzülür, gözlerim alev kızılı.
The tears roll down my cheeks Eyes burning scarlet.
Seni söndürürsem ey alev hizmetkarı.
If I quench thee, thou flaming minister.
Git, Neddy!- Alev alıyorum, çocuklar!
I'm getting fired up, boys! Go, Neddy!
Buhar alev alabilir.
Fumes could ignite.
Alev spreyi! Gidelim, McGrath!
Blaze spray! Let's go, McGrath!
Scotty Barnhill yanıyordu ve dizlerine kadar alev içindeydi.
And he fell to his knees in flames. Scotty Barnhill was on fire.
Alev Kasırgası Kılıcı!
Blazing Cyclone Blade!
Git, Neddy!- Alev alıyorum, çocuklar!
Go, Neddy!- I'm getting fired up, boys!
Yaparlar samba Alev alev gözlerle.
Fire in their eyes burning♪.
Results: 1105, Time: 0.0304

Top dictionary queries

Turkish - English