FLAY in Turkish translation

[flei]
[flei]
flay
kışyarında
at winterfell
flay
derilerini
leather
skin
dermal
hide
dermis
leatherette
yüzerlermiş
swims
floating
pontoon
yüzmek
swim
to float
swimmin
a swimm
flayde
flay ile

Examples of using Flay in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Still in our lands and flay them living, I will hunt down every islander On the first night of the full moon.
Dolunayın ilk akşamında topraklarımızda kalan tüm… adalıları bulup Kışyarında yakaladığım 20 demir doğan gibi… canlı canlı derilerini yüzeceğim.
On the first night of the full moon, still in our lands and flay them living I will hunt down every islander.
Dolunayın ilk akşamında topraklarımızda kalan tüm… adalıları bulup Kışyarında yakaladığım 20 demir doğan gibi… canlı canlı derilerini yüzeceğim.
2000; Flay et al., 2005.
2000; Flay vd., 2005.
I will hunt down every islander On the first night of the full moon, still in our lands and flay them living.
Dolunayın ilk akşamında topraklarımızda kalan tüm… adalıları bulup Kışyarında yakaladığım 20 demir doğan gibi… canlı canlı derilerini yüzeceğim.
I will hunt down every islander still in our lands and flay them living, On the first night of the full moon.
Dolunayın ilk akşamında topraklarımızda kalan tüm… adalıları bulup Kışyarında yakaladığım 20 demir doğan gibi… canlı canlı derilerini yüzeceğim.
super-chef Bobby Flay.
süper-aşçı Bobby Flayde vardı.
On the first night of the full moon, I will hunt down every islander still in our lands and flay them living.
Dolunayın ilk akşamında topraklarımızda kalan tüm… adalıları bulup Kışyarında yakaladığım 20 demir doğan gibi… canlı canlı derilerini yüzeceğim.
super-chef Bobby Flay.
süper şef Bobby Flay de vardı.
Still in our lands and flay them liνing, I will hunt down eνery islander On the first night of the full moon.
Dolunayın ilk akşamında topraklarımızda kalan tüm… adalıları bulup Kışyarında yakaladığım 20 demir doğan gibi… canlı canlı derilerini yüzeceğim.
Jeff Probst, super-chef Bobby Flay.
süper-aşçı Bobby Flayde vardı. Oh, evet.
Ryan Flay was a model student.
Ryan Flay örnek bir öğrenciymiş.
Still in our lands and flay them living On the first night of the full moon, I will hunt down every islander.
Dolunayın ilk akşamında topraklarımızda kalan tüm… adalıları bulup Kışyarında yakaladığım 20 demir doğan gibi… canlı canlı derilerini yüzeceğim.
So your debrief for Venezuela… you said that asking Santos about Ryan Flay was a dead end?
Peki Venezüella için brifinginde Santosa, Ryan Flay öldü mü diye sormuşsun?
Play'em and flay'em, flay'em and play'em. Thought is free!
Oyna onlarla, soy onları, soy onları, oyna onlarla. Düşünce bedava!
Flay'em and slay'em Slay'em and flay'em Thought is free!
Oyna onlarla, soy onları, soy onları, oyna onlarla. Düşünce bedava!
Or flayed, or burned.
Ya, Derisini veya yanmış.
Flayed alive, if memory serves.
Bellek hizmet veriyorsa, canlı Derisini.
The Flayed Man of House Bolton.
Bolton Hanesinin derisi yüzülmüş adamı.
Totally flayed.
Tamamen derisi yüzülmüştü.
Looks like flayed faces are not that unusual.
Görüşüne göre derisi yüzülmüş yüzler o kadar da nadir değil.
Results: 59, Time: 0.1511

Top dictionary queries

English - Turkish