FLEA in Turkish translation

[fliː]
[fliː]
flea
between van jaarsveld
pire
flea
piraeus
fleabag
chigger
bit
end
's
finished
endless
done
toend
to expire
pireyi
flea
piraeus
fleabag
chigger
pireler
flea
piraeus
fleabag
chigger
pirem
flea
piraeus
fleabag
chigger
pireleri
flea
piraeus
fleabag
chigger

Examples of using Flea in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
You need to flea to show me on the road.
Sizi affedebilmem için Bana pireyi göstermeniz gerek.
To find you, little flea. I knew you wouldn't wait for your fate.
Kaderinin seni bulmasını bekleyemeyeceğini biliyordum küçük pire.
commonly used as a flea repellent for pets.
Evcil hayvanlardan pireleri uzak tutmak için kullanılır.
Come on, my little flea.
Gel bakalım küçük pirem.
auctions, flea markets.
açık arttırmalar, bit pazarları.
I knew you wouldn't wait for your fate to find you, little flea.
Kaderinin seni bulmasını bekleyemeyeceğini biliyordum küçük pire.
Look. Ducky found that flea on the deceased.
Bak. Ducky bu pireyi kurbanın üzerinde buldu.
My little Flea.
Minik pirem.
Iron City is no place for an innocent, little flea.
Demir Şehirde masumiyete yer yok küçük pire.
friends, flea markets, scary movies.
arkadaşlarını bit pazarını ve korku filmlerini seviyordu.
Ducky found that flea on the deceased. Look.
Bak. Ducky bu pireyi kurbanın üzerinde buldu.
Ransack every Third World flea pit until I found you again.
Seni tekrar bulana kadar ücüncü dünyanın pire çukurlarını altüst ederim.
I boxed your stuff up and put a flea bomb in for good measure.
Esyalarini kutuladim ve üstüne, önlem olsun diye, pire ilâci döktüm.
It's better than looking like an antique piece in the flea market.
Markette pirelerin arasına atılmış antika parçası olmaktan daha iyidir.
There is one thing Flea is good at is nicking cars!
Eğer Fleanın iyi bildiği bir şey varsa o da araba çalmaktır!
And then I hear flea.
Sonra Pirenin sesini duydum.
Let's go to the Sand Flea.
Sand Fleaya gidelim.
Do you want me to find your flea?
Pirelerini bulmamı da ister misin?
Where's Guillem? Do you want to find the flea?
Pirelerini bulmamı da ister misin? -Nerede o?
Nkunzi's tracking Flea. No?
Nkunzi Fleanın peşinde. Hayır?
Results: 449, Time: 0.1497

Top dictionary queries

English - Turkish